Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/5981 E. 2006/7556 K. 27.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5981
KARAR NO : 2006/7556
KARAR TARİHİ : 27.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “Davacı kurumun dayanağı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görmediğinin belirlendiği, dava konusu parselleri çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanağı tapu ve vergi kayıtlarının celp edilerek uygulanmadığı, çekişmeli parsel yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmediği, dayanılan tapu kaydının mevkisi “uluyol” namı diğer “… kıracı” yazılı olup, mahkemece mevki adı okunup uygulanmadığı, doğudan geçen yolun “uluyol” olup olmadığı, bu mevkiye başka ad verilip verilmediğinin sorulmadığı burası değilse “uluyol” mevkinin köyün neresinde olduğunun açıklatılmadığı”na değinerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı … temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının davaya konu parselleri kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi icab eder. Hükmüne uyulan bozma ilamında da işaret edildiği halde tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip uygulamada bu kayıtlardan yararlanılmamış, tapu kaydında doğuda yol ve güneydeki Gemicioğlu tarlasının zeminde mevcut olduğu bildirildiğine göre diğer hudutların da bu civarda olması gerektiği düşünülüp bu yönde araştırma yapılmamış, dayanılan tapu kaydının bu yere ait olmaması durumunda nereye ait olabileceği sorulup saptanmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazları kenardan çevreleyen tüm parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan kayıtlar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup doğuda ki yol, batıdaki … … ve …, … veresesi, güneyde
… veresesi tarlalarının neresi olduğu yerel bilirkişilere göstertilip teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu kaydında yazılı mevki ve hudutlar bu yere ait değil ise nereye ait olabileceği etraflıca sorulup saptanmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kaydın kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, öncesinin taşınmazı davacı Kuruma bağışlayan kişiye ait olup olmadığı ve onun tarafından kullanılıp kullanılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.