Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/619 E. 2006/847 K. 16.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/619
KARAR NO : 2006/847
KARAR TARİHİ : 16.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 106 ada 1 ve 108 ada 7 parsel sayılı 4.125.200 ve 574.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar taşlık ve kayalık yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 106 ada 1 nolu parselin 25.000 metrekarelik ve 108 ada 7 nolu parselin 10.000 metrekarelik kısmına yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 106 ada 1 nolu parselin fen bilirkişilerinin 23.9.2004 tarihli raporunda 1 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 15780.34 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 3502.40 metrekare ve (C) ile gösterilen 1434.75 metrekarelik kısmının davacı … adına, 108 ada 7 nolu parselde 3 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 8386.43 metrekarelik yerin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların temyize konu bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin bulunmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalık ve taşlık yerlerden olduklarından bahisle Hazine adına tesbit edilmiş, davacı 20.3.1997 tarih 3 ve 20.8.1998 tarih 4 numaralı tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece tapu kayıtları getirtildiği halde mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, tescil ilamıyla oluşan tapu kayıtlarının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, getirtilmediği için uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edilmek suretiyle belirlenir. Mahkemece davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının oluşumunu sağlayan ilam ve eki olan kroki getirilip mahalline uygulanmadan karar verilmesi doğru değildir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan mahkeme kararı ve eki olan krokilerle tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra

./..

2006/619-847 S/2

edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında davacının dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisinden veya mühendisler kurulundan arazinin niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının, mahkeme ilamının ve ilamın eki olan krokinin kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.