Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/6237 E. 2006/7971 K. 14.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6237
KARAR NO : 2006/7971
KARAR TARİHİ : 14.12.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 4862 ada 184 parsel sayılı 3.698.64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde ilam ve irsen intikale dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ilişkin şartların oluşmamasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı davacı ve davalıların dayanağını oluşturan 951 tarih 345 esas sayılı ilamda malik olarak isimleri yazılı şahıslar arasında yapılan taksimde bu taşınmazın davalı tarafa isabet ettiği ve davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ve davalı tarafın dayanağını oluşturan ilamın eylemli durumda 4862 ada 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 181, 182 ve 243 sayılı parselleri kapsadığı mahkemece mahallinde yapılan keşifte belirlenmiştir. İlam kapsamında kalan taşınmazlar maliklerince taksime konu edilmiş ise taksimde bu parsellerin kime isabet ettiğinin tutanakları da getirtilmek sureti ile belirlenmesi gerekir. Ayrıca taşınmaz Batı ve Kuzey hududu itibariyle Devlet ormanına bitişik bulunmaktadır. Bu nedenle parselin öncesinin orman olup olmadığının yasaya uygun olarak yapılacak araştırma ile saptanması zorunludur. Bundan ayrı olarak uzman bilirkişi raporu ile bir kısım yerel bilirkişi ve tanık beyanları çelişmektedir. Mahkemece bu çelişkinin giderilmesine çalışılmadan hüküm kurulmuş bulunmasıda isabetli değildir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle 951/345 sayılı ilamın kapsamında kaldığı belirtilen ve yukarıda numarası yazılan taşınmazlarla bu taşınmazları kenardan çevreleyen tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgelerle bölgeyle ilgili orman tahdit harita ve mazbatalarının orman kadastrosu yapılmamış ise 1/25 000 ölçekli memleket haritası ile hava fotoğrafları ve amenajman planlarının getirtilip dosyaya konulmasından sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında yerel bilirkişiler yardımı uzman orman ve ziraat mühendisleri kurulu aracılığı ile orman tahdit haritası, 1/25.000 ölçekli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları uygulanıp kapsamları ve belirlenen kapsama göre taşınmazın konumu belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesi davacı ve davalılara ait ise aralarında taksim yapılıp yapılmadığı taksim yapılmış ise hangi tarihte yapıldığı ve bu taşınmazın kime isabet ettiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, uzman orman ve ziraat mühendisleri kurulundan taşınmazın niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını ve bu kapsama göre taşınmazın konumunu gösterir kroki düzenlettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile ve gerekirse yüzleştirme yapılmak sureti ile dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.12.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.