Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/811 E. 2006/4050 K. 01.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/811
KARAR NO : 2006/4050
KARAR TARİHİ : 01.06.2006

MAHKEMESİ : BOLU 2. İCRA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca 10 … disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair, Bolu 2. İcra Mahkemesinin 27.07.2005 tarihli ve 2005/414 esas ve 2005/443 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 30.12.2005 … ve 57085 sayılı Yazılı Emrini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 30.01.2006 … ve 2006/6379 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür”şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….”, yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı … mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 340.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24.ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddelerine göre müeyyidenin idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının Yazılı … atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve Kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca hallinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Bolu 2.İcra Mahkemesinin 27.07.2005 … ve 2005/414-443 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanık hakkında verilen cezanın infaz edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin İİK’nun 354.maddesi gereğince yerel Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.