Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/1238 E. 2007/2029 K. 29.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1238
KARAR NO : 2007/2029
KARAR TARİHİ : 29.05.2007

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …. hakkında yapılan yargılama sonunda isnad edilen suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatine dair Ankara 16. İcra Mahkemesinin 17.3.2006 gün ve 2006/711-645 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile İcra Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 337. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.5.2006 tarih ve 2006/91 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195/1. maddesinde “suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiye ile gelmesede duruşmanın yapılacağı yazılır” denmesi karşısında merci mahkemece itirazın kabul edilmesi üzerine söz konusu tebligat yapılmaksızın ve sanığa savunma hakkı tanınmaksızın hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15.2.2007 gün ve 7654 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 15.3.2007 gün ve K.Y.B:2007/32225 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; İcra Mahkemesince borçlu sanığa duruşma davetiyesi gönderilmeden gıyabında suçun unsurları ile oluşmadığı gerekçesiyle beraatine dair verilen karara karşı itiraz üzerine Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince 10.5.2006 tarih ve 2006/91 müteferrik sayılı itirazın kabulüne, beraat kararının kaldırılmasına, sanığın 5358 sayılı Yasayla değişik İİK’nun 337. maddesi gereğince on gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kabahatler Kanunu’nun “itiraz yolu” başlıklı 29. maddesinde, “(1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. (2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir. (3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak “itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine” karar verir…..” hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere Kabahatler Kanununda da itirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesinin “itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine,” karar verir şeklinde düzenleme getirilmiştir. Ancak itirazın
…/.

SH:2
2007/1238-2029

kabulüne karar vermesi halinde itirazın konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği hususunda bir düzenleme yok ise de, itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesinin bu yönde hüküm oluşturması gerektiği de kuşkusuzdur. Diğer taraftan aynı maddenin 2. fıkrasındaki “itirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.” amir hükmü gözetildiğinde, itiraz merciinin delil toplama ve sanığın savunmasını alması gibi yargılamayı gerektiren hususları yerine getirmesi de beklenmemelidir.
Ağır Ceza Mahkemesince itirazın konusu hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da sair araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir. Zira itirazı dosya üzerinden inceleyip karar vermesi gerekmektedir. Oysa ki somut olayda icra mahkemesince sanığa İİK.nun 349. maddesi uyarınca meşruhatlı duruşma davetiyesi çıkartılmadan borçlu sanığın gıyabında verilen bir beraat kararı söz konusudur. Ankara 4.Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü ile birlikte borçlu sanığa İİK.nun 349. maddesine uygun duruşma davetiyesinin tebliğini, geldiğinde savunmasını almasını takiben, davetiye tebliğine rağmen gelmediği takdirde ise yokluğunda mahkumiyet kararı vermesi gerektiğinden bahisle dosyayı icra mahkemesine iade etmesi gerekirken, daha önce usulüne uygun olarak duruşma davetiyesi çıkartılmayan borçlu sanığın yokluğunda savunma hakkını kısıtlamak suretiyle on gün disiplin hapsi cezası ile mahkumiyetine karar vermesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.5.2006 gün ve 2006/91 sayılı müteferrik kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden yargılama yapılmasını teminen mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.