YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1252
KARAR NO : 2007/1095
KARAR TARİHİ : 03.04.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’nin 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1.maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, Babaeski İcra Mahkemesinin 13.10.2006 tarihli ve 2006/169-154 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Kırıklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 tarihli ve 2006/822 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 75/1.maddesinde “İtirazın iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün içinde yukarıdaki maddede gösterildiği üzere beyanda bulunmaya mecburdur” hükmünün yer aldığı, dosya kapsamına göre, sanık … vekili tarafından süresi içerisinde borca itirazda bulunduğu, bu sebeple itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verilmeden mal beyanında bulunma zorunluluğunun bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01.03.2007 gün ve 10926 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 14.03.2007 gün ve K.Y.B.2007/46016 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamından, borçlu sanık hakkında Babaeski İcra Müdürlüğünün 2006/899 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, 17.08.2006 tarihinde ödemem emrinin bizzat sanığa tebliğ edildiği, 21.08.2006 tarihinde borçlu sanığın itirazı üzerine Babaeski İcra Hukuk Mahkemesine 2006/51 esas numarasıyla dava açıldığı anlaşımaktadır.
İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin “İlamsız Takiplerde Ödeme Emri” başlıklı 29.maddesinin “e” bendinde, “senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde, “b” bendindeki süre içinde İcra ve İflas Kanunu’nun 74.maddesine göre mal beyanında bulunması, bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı, hiç mal beyanında bulunmaz veya gerçeğe aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı” ihtarının yazılacağı, İcra ve İflas Kanunu’nun 75.maddesinin 1.fıkrasına göre de “itirazın iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilen borçlu bu kararın kendisine tebliğinden itibaren üç gün
./..
2007/1252-1095 Sh:2
içinde yukarıdaki maddede gösterildiği üzere beyanda bulunmaya mecburdur.” Aynı maddedin 2.fıkrasında ise, “iptal veya kaldırma kararı borçlunun vicahında verilmiş ise bu müddet, kararın tefhiminden başlar.” hükümlerini içermektedir. Bu duruma göre, borçlu tarafından 21.08.2006 tarihinde borca itiraz edilmesi karşısında mal beyanında bulunma yükümlülüğünün olmadığı, dolayısıyla isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı, ancak İcra ve İflas Kanunu’nun 75.maddesi uyarınca itirazın iptaline veya kesin yada geçici surette kaldırılmasına ilişkin kararın kendisine tebliğinden (karar borçlunun vicahında verilmiş ise tefhimden) itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunma zorunluluğunun bulunduğu, bu çerçevede borçlu sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken on gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasının hatalı olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2006 gün ve 2006/822 Müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu sanık …’nin mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı BERAATİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, 03.04.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…