Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/1385 E. 2007/1220 K. 10.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1385
KARAR NO : 2007/1220
KARAR TARİHİ : 10.04.2007

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Taahhüdü ihlal suçundan sanık …’in İİK’nun 340.maddesi uyarınca 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 2.İcra Mahkemesinin 7.12.2006 tarihli ve 2006/84-1421 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile İcra Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Bakırköy 2.İcra Mahkemesine gönderilmesine ilişkin, Bakırköy 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2006 tarihli ve 2006/809 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre: Bakırköy 2.İcra Mahkemesince verilmiş bulunan karara karşı yapılan itirazın kabul edilerek kaldırılmasına karar verilmiş olunması göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/2.maddesi hükmü doğrultusunda itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yeniden duruşma açılmak suretiyle karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 08.03.2007 gün ve 12141 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 27.03.2007 gün ve 2007/50796 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay C.Başsavcılığının tebliğnamesinde suç her ne kadar mal beyanı olarak nitelendirilmişse de dosya içeriğinden suçun taahhüdü ihlal olduğu anlaşılmakla bu durum maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; Bakırköy 2.İcra Mahkemesince borçlu sanığın 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair verilen karara yönelik itiraza bakan Bakırköy 6.Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, Bakırköy 2.İcra Mahkemesinin kararının borçlu sanığa isnat edilen suçun unsurlarıyla oluşmaması nedeniyle itirazın kabulü ile Bakırköy 2.İcra Mahkemesinin 2006/84-1421 sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2006 tarih ve 2006/220-231 sayılı kararında da açıklandığı üzere “1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsinin tanımı; “kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade

…/.

SH:2

2007/1385-1220

eder.” olarak yapılmıştır…“disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımı 5237 sayılı TCK.nunda düzenlenen yaptırımlardan farklı niteliktedir. Bu nedenle de, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 sayılı İİK.nun 353/1. maddesinde yasa yolu olarak itiraz yasa yolu öngörülmüştür. Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararlar, CMK.nun 223. maddesinde belirtilen “hüküm” niteliğinde değildirler ve bunlar hakkında hükümler için öngörülen yargılama kuralları uygulanamaz.” şeklinde yapılan değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere, İcra ve İflas Kanunu’nda müeyyidesi disiplin hapsi ve tazyik hapsi olarak saptanan eylemlerin kabahat olduğu belirtilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu anlamında itirazın, kural olarak itiraz olunan kararı veren mahkemeye yapılacağı ve ilk inceleme kararı veren mahkemece gerçekleştirilip, kararın düzeltilebileceği, yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı inceleyecek mercie göndermesi gerektiği (CMK.md.268/1-2), buna karşılık İcra ve İflas Kanununda İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği kararlara itirazın 5358 sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 353/1. maddesi uyarınca yedi gün içerisinde yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerekmekte olup, bu anlamda Ceza Muhakemesi Kanunundaki sistemden ayrıldığı, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki itiraz kanun yolu bir suç muhakemesi sonucunda verilen yargı kararları için olduğu, nitekim anılan kanunun “İtiraz usulü ve inceleme merciileri” başlıklı 268. maddesinde kararına itiraz edilecek ve itirazı inceleyecek mahkemeler Sulh Ceza, Asliye Ceza, Ağır Ceza ve Bölge Adliye Mahkemesi olarak belirlendiği, buna karşılık İcra ve İflas Kanununda, İcra Mahkemesinin itiraza tabi verdiği disiplin hapsi ve tazyik hapsine ilişkin kararlar, dar ve teknik anlamda “suç” karşılığı verilen kararlar olmadığı, 5271 sayılı CMK.nun 268. maddesinde kararına itiraz edilecek mahkemeler arasında icra mahkemesinin gösterilmediği cihetle, İcra ve İflas Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca icra mahkemesince verilen itiraza tabi kararlara itirazın yedi gün içerisinde doğrudan Ağır Ceza Mahkemesine yapılması gerektiği, anılan maddede ilk incelemenin icra mahkemesince yerine getirileceğine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde, itiraz hakkında Ağır Ceza Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da sair araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir. Somut olayda da delillerin toplandığı, araştırılacak herhangi bir hususun da bulunmadığı gözetildiği, itirazı kabul edip, icra mahkemesince verilen bir ay tazyik hapsi cezasının suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kaldırılmasına karar veren Ağır Ceza Mahkemesinin, sanığın beraatine de karar vermesi gerekirken dosyanın icra mahkemesine iadesine karar vermesi ile yetinmesi isabetsizdir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bakırköy 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2006 gün ve 2006/809 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4/d.maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekmekle;
Borçlu sanık …’in taahhüdü ihlal suçundan dolayı BERAATİNE, hükümlü hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.