YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1847
KARAR NO : 2007/1754
KARAR TARİHİ : 15.05.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesine aykırılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında vuku bulan şikayet üzerine, söz konusu suça ilişkin olarak, aynı Kanun’un 349. maddesi uyarınca şikayet dilekçesi ile icra mahkemesine müracaat edilmesi gerektiğinden bahisle, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen, 20.12.2006 tarihli ve 2006/47553-32388 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 06.02.2007 tarihli ve 2007/24 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığa isnat olunan suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 1. fıkrasında “…. bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünün yer aldığı, yine anılan Kanun’un 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346. maddesinin son fıkrasında yer alan “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, İcra Mahkemesinde bakılır” hükmü karşısında sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 3.4.2007 … ve 18081 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 17.4.2007 … ve 2007/72259 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre., borçlu sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 337/a. Maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, 44. maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlunun, bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan anılan Kanun’un 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı belirtilmiş diğer taraftan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346. maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır” hükmünün getirilmiş olması karşısında, borçlu sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 6.2.2007 tarihli ve 2007/24 Değişik İş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 15.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.