YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1882
KARAR NO : 2007/1822
KARAR TARİHİ : 21.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 31, 32, 117 ada 1139, 1141, 1144 parsel sayılı ve 2327.25, 323.84, 810.58, 4332.69, 6423.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 31 parsel … …, 32 parsel … …, 1139, 1141, 1144 parseller … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazların ortak murisleri babaları … …’den kaldığı ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine; çekişme konusu 113 ada 31, 32, 117 ada 1139, 1141, 1144 parsellerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisinden intikal ettiği, mirasçılar arasında taksim edildiği ve taksim sonucu davalılara düştüğü kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Niza konusu taşınmazların tarafların ortak murisi … oğlu … …’e ait bulunduğu yönünde uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık muris … …’ün 12.3.1960 tarihinde ölümü ile terekesinin mirasçılar arasında usulüne uygun olarak taksim edilip edilmediği ve taksimin tespit tarihine kadar bozulup bozulmadığı yönündedir. Davacı taraf taksim edilmediğini, davalı taraf ise mirasçılar arasında taksim edildiğini ve her mirasçının kendi yerini kullandığını savunmuştur. Mahkeme mirasçılarından … …’ün diğer mirasçılara karşı dava dışı 132 ada 303 parsel hakkında, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapuda isim tashihi, tapu iptali ve tescil davasının duruşmasında, davacı …’ün, davalı olarak alınan beyanını taksimi kabul ettiği yönünde değerlendirmiş ise de; söz konusu dava dosyasında davacı …, anlaşarak sadece hisselerini mirasçı … …’e verdiklerini beyan etmiş, taksim yönünde herhangi bir beyanda bulunmamamıştır. Yine aynı davada dinlenen diğer … mirasçısı … …’de taşınmazın murislerine ait olup taksim yapılmadığını, hissesini vermediğini beyan ettiği gibi … …’de mirasçılar aleyhine açtığı bu davadan feragat ettiğinden feragat nedeniyle dava red ile sonuçlanmıştır. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve davacı tanıkları taksimi bilmediklerini, davalı tanığı ise taksime tarafların pek uymadıklarını, birbirlerinin yerinde hak iddia ettiklerini beyan etmişlerdir. Dosyaya celp edilen kadastro tutanağı suretleri ve tapu kayıtlarına göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak her mirasçı adına ayrı ayrı tespit edilen yerler bulunduğu gibi muris … … ve … mirasçıları adına verasette
iştirak şeklinde tespit edilen taşınmazların da bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece usulüne uygun olarak yapılan taksim bulunup bulunmadığı, her mirasçıya taksimen düşen taşınmaz bulunup bulunmadığı, ayrı ayrı mirasçılar adına tespit ve tescil edilen taşınmazların muris … …’den intikal ve taksimen mi düştüğü, muris veya mirasçılar adına birlikte tespit edilen taşınmazlar bulunduğuna göre tüm taşınmazların taksime konu edilip edilmediği ve bu arada … yerlerin taksim dışı bırakılıp bırakılmadığı, … … mevkiinde taksimen davacıya verilen taşınmaz bulunup bulunmadığı, taksim edilmiş ise taksimin tespit tarihine kadar bozulup bozulmadığı araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; özellikle davalı taraf taksime dayandığından taksim ile ilgili delilleri sorulup bildireceği deliller toplanmalı, mahallinde yaşlı, tarafsız ve gayri menkulleri bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile tüm tesbit bilirkişilerin huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksime bütün mirasçıların katılıp katılmadığı, taksimden sonra herkesin kendine ayrılan yeri çekişmesiz kullanıp kullanmadığı, mirasçılar adına ayrı ayrı tespit ve tescil edilen yerlerin muristen intikal edip taksimen mirasçılara düşüp düşmediği, davacıya düştüğü iddia edilen taşınmazın hangisi olduğu, muris ve tüm mirasçılar adına kayıtlı taşınmazlar bulunduğundan tüm terekenin taksim edilip edilmediği, taksim dışı taşınmazların bulunup bulunmadığı, taksim edilmiş ise taksim tarihinden kadastro tesbit tarihine kadar kullanmanın taksime uygun cereyan edip etmediği, bir başka ifadeyle taksimin bozulup bozulmadığı etraflıca sorulup saptanmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğunda yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.5.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.