YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1884
KARAR NO : 2007/1860
KARAR TARİHİ : 21.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 103 ve 118 parsel sayılı 280 599.26 ve 4 508.09 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar mera olarak sınırlandırılmışlardır. Davacılar vekili, yasal süresi içinde ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin eşit paylarla davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, davacıların dayandığı vergi kaydı kapsamında kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesindeki zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğundan bahisle taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacıların dayandığı vergi kaydı Özel İdare Müdürlüğünden celbeldilmemiş, davacıların ibraz ettiği fotokopi ile yetinilmiş, bu vergi kaydının revizyon görüp görmediği araştırılmamıştır.Yine çekişmeli parsellere komşu parsellerin tutanak suretleri ve dayanakları getirtilmemiş, keşifte uygulanarak bilirkişi ve tanık sözleri ile denetlenmemiş, mahkeme gözlemi de keşif zaptına yazılmamıştır. Öncelikle taşınmazın niteliğinin doğru bir şekilde belirlenebilmesi için, komşu parsellere ilişkin tutanaklar ile dayanakları kayıtlar celp edilmeli, ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde toprak komisyonunca dağıtım yapılmış ise buna ilişkin belirtmelik tutanakları ve haritaları ile yine mevcut ise mera tahsis kararları, ekleri ve haritaları getirtilmeli, davacıların dayandıkları vergi kaydı celp edilerek revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmalıdır. Tüm belgeler toplandıktan sonra, mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalı, toprak komisyonu belirtmelik tutanakları, mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, davacıların dayandığı vergi kaydı gereği gibi uygulanmalı, taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri çevre parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanağa aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat mühendisleri arasından seçilecek uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazların toprak yapısı incelettirilerek gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir harita ve rapor düzenlettirilmeli, vergi kaydı gayri sabit hudutlu olduğundan, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılmaya elverişli bulunup bulunmadığı araştırılmalı, kayıt miktar fazlası yönünden 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesindeki
2007/1884-1860 Sh:2
sınırlamalar gözönünde tutulmalı, mahkeme gözlemi de keşif zaptına yazılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Mahkemece bu yönler yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.