Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/1977 E. 2007/1865 K. 21.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1977
KARAR NO : 2007/1865
KARAR TARİHİ : 21.05.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 137 ada 13 parsel sayılı 255.24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içerisinde tapu kaydı ve harici satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek davanın kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davacının dayandığı tapu kaydının revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmamış, çevre parsellere ilişkin tutanakların onaylı suretleri ile mevcut ise dayanakları kayıtlar getirtilmemiş, tapu kaydı gereği gibi uygulanarak kapsamı belirlenmemiştir. Bu nedenle öncelikle davacının dayandığı tapu kaydının revizyon görüp görmediği sorulmalı, görmüş ise buna ilişkin tutanakları getirtilmeli, mahallinde yeniden keşif yapılarak davacının dayandığı tapu kaydı yerel bilirkişilere hudutları okunarak kapsamı belirlenmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen hudutlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalı, taşınmazın kim tarafından, ne şekilde zilyet edildiği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir kroki ve rapor tanzim ettirilmeli, kadastro bilirkişilerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde giderilmesine çalışılmalı, taşınmazın bulunduğu yerde karayollarınca yapılan kamulaştırma evrakları celp edilerek uygulanmalı ve taşınmazın kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığı, kamulaştırma evraklarında ne şekilde gösterildiği, taşınmazın etrafında bulunan yolların boşluğu olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın niteliği hususunda ziraat bilirkişileri kurulundan kapsamlı rapor alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.