YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2051
KARAR NO : 2007/2275
KARAR TARİHİ : 12.06.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, icra dosyasındaki ödeme emri tebligatının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine uygun olmadığından bahisle beraatına dair, Ankara 12. İcra Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve adı geçenin, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılamsına dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/1/2007 tarihli ve 2006/738 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1- Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25.1.2007 tarihli ve 2006/5266-107 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, icra dosyasında …’na yapılan ödeme emri tebligatının geçerli olarak kabul edilmesi karşısında İcra Ceza Mahkemesi tarafından soruşturma, araştırma ve duruşma yapılmasını gerektiren bir durum ortaya çıkmış olmakla Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, itirazın kabulüne karar verilmesinden sonra, dosyanın müteakip işlemler yapılmak üzere Ankara 12. İcra Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği halde işin esası hakkında karar verilmiş olmasında,
2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesi gereğince, “Suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” Hükmü ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 349 ve 350. maddelerine rağmen, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle evrak üzerinden karar verilmiş olmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.4.2007 gün ve 20696 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 7.5.2007 gün ve K.Y.B.2007/85374 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; İcra Mahkemesince borçlu sanığa duruşma davetiyesi gönderilmeden gıyabında suçun unsurları itibarı ile oluşmadığı gerekçesiyle beraatine dair verilen karara karşı itiraz üzerine Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesince 17.01.2007 tarih ve 2006/738 değişik iş sayılı kararına itirazın kabulüne, beraat kararının kaldırılmasına, sanığın 5358 sayılı Yasayla değişik İİK’nun 337. maddesi gereğince on gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kabahatler Kanunu’nun “itiraz yolu” başlıklı 29. maddesinde, “(1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. (2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir. (3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak “itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine” karar verir…..” hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere Kabahatler Kanununda da itirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesinin “itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine,” karar verir şeklinde düzenleme getirilmiştir. Ancak itirazın kabulüne karar vermesi halinde itirazın konusu hakkında da bir karar vermesi gerektiği hususunda bir düzenleme yok ise de, itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesinin bu yönde hüküm oluşturması gerektiği de kuşkusuzdur. Diğer taraftan aynı maddenin 2. fıkrasındaki “itirazla ilgili karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak verilir.” amir hükmü gözetildiğinde, itiraz merciinin delil toplama ve sanığın savunmasını alması gibi yargılamayı gerektiren hususları yerine getirmesi de beklenmemelidir.
Ağır Ceza Mahkemesince itirazın konusu hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmekte ise de, bu durum yargılaması tamamlanmış, herhangi bir delil ya da sair araştırma ihtiyacı bulunmayan haller içindir. Zira itirazı dosya üzerinden inceleyip karar vermesi gerekmektedir. Oysa ki somut olayda icra mahkemesince sanığa İİK.nun 349. maddesi uyarınca meşruhatlı duruşma davetiyesi çıkartılmadan borçlu sanığın gıyabında verilen bir beraat kararı söz konusudur. Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü ile birlikte borçlu sanığa İİK.nun 349. maddesine uygun duruşma davetiyesinin tebliğini, geldiğinde savunmasını almasını takiben, davetiye tebliğine rağmen gelmediği takdirde ise yokluğunda mahkumiyet kararı vermesi gerektiğinden bahisle dosyayı icra mahkemesine iade etmesi gerekirken, daha önce usulüne uygun olarak duruşma davetiyesi çıkartılmayan borçlu sanığı yokluğunda savunma hakkını kısıtlamak suretiyle on gün disiplin hapsi cezası ile mahkumiyetine karar vermesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görüldüğünden, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2007 gün ve 2006/738 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden yargılama yapılmasını teminen mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.