YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2113
KARAR NO : 2007/2038
KARAR TARİHİ : 31.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 245 ve 269 parsel sayılı 3600 ve 12000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, hisse bağışı, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle hisseleri oranında … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro komisyonunda reddedilen davacı Hazine temsilcisi, davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine çekişmeli parsellerin hisseleri oranında davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Hazinenin davasının reddi ile çekişmeli taşınmazların hisseleri oranında tespit maliki davalılar adına tesciline karar verilmiş isede mahkemenin kabulünde isabet bulunmamaktadır. Tespitin ve davalılar dayanağı olan ve tesisinde “8 kili Amedi” miktarındaki tapu kaydı, R. Evvel 288 tarih (D:9-V:41) sayılı tesis kaydından itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmemiş, revizyonları sorulmamış, tesisindeki miktarının kaç metrekareye karşılık geldiği usulen araştırılmamıştır. Temmuz 335 tarih 15 sayılı tedavül kaydı ile tedavül miktarı kadar 262 parsele uygulanmıştır. Ayrıca; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, aynı çalışma alanında davacı Hazine ile aynı davalılar arasında benzer nitelikte komşu 222 ve 225 parsel sayılı taşınmazların çekişmeli olduğu derdest davaların bulunduğu anlaşılmaktadır. O davalarda da davalıların tapu kayıtlarına dayandıkları; tapu kayıtlarının bazı taşınmazlara miktarından az, bazı taşınmazlara ise miktarından fazla revizyon gördükleri anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarının kapsamlarının sağlıklı bir şekilde saptanabilmesi, tesis ve intikallerdeki miktar farklarının değerlendirilmesi, sınırlarının belirlenmesi, davalıların belgesizden zilyetlikle edinebilecekleri taşınmaz miktarlarının belirlenebilmesi yönlerinden aynı taraflar arasındaki benzer nedenlerle açılmış davaların birleştirilmesi hususunun düşünülmemesi de isabetsizdir. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 31.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.