Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2295 E. 2007/2163 K. 05.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2295
KARAR NO : 2007/2163
KARAR TARİHİ : 05.06.2007

MAHKEMESİ : Şenkaya İcra Mahkemesi

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’in 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Şenkaya İcra Mahkemesinin 21.02.2006 tarihli ve 2005/32 esas 2006/7 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 08.01.2007 gün ve 517 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 25.01.2007 gün ve 2007/6201 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, hükmün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, isabetsiz olduğundan, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tebliğnamenin birinci paragrafının 2. cümlesi ile ikinci paragrafın 2. cümlesinde İİK’nun 340. maddesi yerine sehven İİK’nun 337.maddesinin yazıldığı anlaşılmış ise de, bunun maddi yanılgıya dayalı olduğu kabul edilerek incelemeler İİK’nun 340. madde yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…..”, yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 11 .maddesi ile İİK’nun 340.maddesindeki eylemin müeyyidesi 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. maddesine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir. Ancak mahkemece 28.09.2004 tarihli 2004/32-31 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen 1 ay hafif hapis cezasındaki süre sanık yönünden kazanılmış hak olarak kabul edilmesi gerektiğinden, yeniden takdir edilecek cezanın 1 aylık süreyi de geçemeyeceği nazara alınmalıdır.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görüldüğünden, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Şenkaya İcra Mahkemesinin 2005/32-2006/7 sayılı kararının, BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/ 4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’ir 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak 1 ay karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 600.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 5.6.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.