YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2385
KARAR NO : 2007/2390
KARAR TARİHİ : 21.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili 18.5.2006 tarihli dava dilekçesi ile 48, 49, 51, 52 ve 86 parsel sayılı taşınmazların 6/48 oranındaki hissesini davacının, davalıların murisi … ‘den tapu ile satın aldığını, ancak türlü hile ve desiselerle söz konusu tapu kayıtlarının …’in diğer mirasçıları adına tescil edildiği iddiasına dayanarak … adına kayıtlı olan 6/48 oranındaki taşınmazlardaki payının iptali ile davacı adına düşen pay oranında tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazların davalılar adına tescil edildiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12.maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği kabul edilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkemenin karar gerekçesi doğru olduğu halde davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi isabetsizdir. Zira hak düşürücü süre kamu düzeni ile ilgilidir ve hakim tarafından re’sen gözönüne alınması gerekir. Zamanaşımı itirazı ise def’i olup taraflarca ileri sürülebilir. Bu bakımdan kararın bozulması gerekli ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 2.sayfa 2.satırındaki “davanın zamanaşımı nedeniyle reddine” kısmının karardan çıkartılarak yerine “davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine” sözcükleri eklenerek düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 21.6.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.