YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2452
KARAR NO : 2007/3528
KARAR TARİHİ : 03.10.2007
MAHKEMESİ : Ankara 16. İcra Mahkemesi
İİK’nun 331.maddesine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve … haklarında açılan davada müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, müşteki vekili Avukat …’un 15.09.2006 tarihinde düzenlediği yetki belgesine istinaden stajer Avukat …’ın duruşmalara girmesine rağmen Mahkemece “icra mahkemesindeki davanın Avukat stajeri tarafından takibinin usul hükümleri gereği mümkün bulunmadığı, bu hususun duruşmaya katılan stajer avukat tarafından müşteki vekiline bildirdiği halde, müşteki vekilinin duruşmaya icabet etmediği” gerekçesiyle İİK’nun 349/6.maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Avukatlık Kanunu’nun 26.maddesindeki “Stajerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik merciilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler. Bu yetki, staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden silinme ile sona erer.” hükmü ve 2004 sayılı İİK’nun geçici 6.maddesindeki “Bu kanunda yer alan “icra tetkik mercii”, “tetkik mercii” ve “mercii” ibareleri “icra mahkemesi”; “icra mercii hâkimi” ve “mercii hâkimi” ibareleri “icra hâkimi” olarak değiştirilmiştir. Çeşitli mevzuatta icra tetkik mercii ve hâkimine yapılmış bulunan atıflar icra mahkemesi ve hâkimine yapılmış sayılır.” ve ayrıca aynı Kanun’un 346.maddesindeki” Bu Bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, icra mahkemesinde bakılır.” şeklindeki düzenlemeler gözönüne alındığında, stajyer Avukat …’ın hazır bulunduğu 15.09.2006 tarihli celsede duruşmaya devamla davanın esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 3.10.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.