Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2616 E. 2007/2464 K. 26.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2616
KARAR NO : 2007/2464
KARAR TARİHİ : 26.06.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Tüm tesbit bilirkişileri ve önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılması, keşif yerinde davacıdan taşınmazların tamamını mı yoksa belirli bölümlerini mi dava ettiği sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmesi, daha sonra bilirkişi ve tanıklardan dava edilen yerlerin öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, davacının ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi, içerisindeki meyve ağaçlarının cinsi, adedi, kim tarafından hangi tarihte dikildiği, olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanması, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmesi, başka bir ziraat mühendisi ve jeoloji mühendisinden oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapıları, karakterleri, bitki örtüsü, işleniş tarz ve süreleri, imar ve ihyaya konu edilen yerlerden olup olmadıkları, imar ihyaya konu olan yerlerden olması halinde imar ihyanın hangi tarihte başladığı ve tamamlandığı, taşınmazların tamamının mı yoksa belirli bölümlerinin mi ziraat edildiği, ayrıca yine taşınmazların meyil durumlarını ve içerisindeki meyve ağaçlarının adet, cins ve yaşlarını aksettirir biçimde olmak üzere teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınarak önceki bilirkişi raporları arasındaki aykırılığın giderilmesi yoluna gidilmesi, taşınmazların sulu arazi olup olmadıkları mercileri nezdinde araştırılması ve uzman bilirkişilerden bu konudaki düşünceleri sorulması, adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tesbit yada tescil edilip edilmediği mercileri nezdinde araştırılıp olduğunda tutanakları getirtilip incelenmesi, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmesi, taşınmazın belirli bölümlerinin dava edilmesi halinde bu bölümlerin miktar ve konumları düzenlenecek krokide belirtilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının davasının, çekişmeli 254 ada 114 parselin fen bilirkişisinin 09.04.2007 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 528.90 metrekarelik kısmı ile 254 ada 202 parselin (C) harfi ile gösterilen 1128.43 metrekarelik kısmına yönelik kabulüne, bakiye kısmının reddine, kabul edilen kısımların ifraz edilerek davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine, Ancak; kadastro hakimi çekişmeli taşınmazların tamamı hakkında tescil hükmü oluşturmakla yükümlü olduğu halde mahkemece; çekişmeli 254 ada 114 parselin fen bilirkişisinin 09.04.2007 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 528.90 metrekare bölümü ile, çekişmeli 254 ada 202 parselin (C) harfi ile gösterilen 1128.43 metrekare bölümü dışında kalan bölümleri yönünden sicil oluşturulmaması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın (1) numaralı hüküm fıkrasının sonuna ve “tesciline” sözcüğünden sonra “çekişmeli 254 ada 114 parselin (A) bölümü çıkarıldıktan sonra kalan 2576 metrekare yüzölçümündeki bakiye kısmı ile çekişmeli 254 ada 202 parselin (C) bölümü çıkarıldıktan sonra kalan 1008.38 metrekare yüzölçümündeki bakiye kısmının tespit gibi davalı Hazine adına tesciline” sözcükleri yazılarak ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 26.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.