Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2659 E. 2007/3507 K. 03.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2659
KARAR NO : 2007/3507
KARAR TARİHİ : 03.10.2007

MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. İCRA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca Kocaeli 2. İcra Mahkemesinin 13.02.2006 tarihli ve 2005/2617-2006/248 sayılı kararı ile 3 aya kadar hapsen tazyik cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip, sanığın aynı suçtan 2004 sayılı İİK’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar hapsen tazyik cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Kocaeli 2. İcra Mahkemesinin 29.05.2006 tarih ve 2005/3067 esas, 2006/1342 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 02.05.2007 gün ve 23149 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 05.06.2007 gün ve K.Y.B.2007/96764 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Dosya kapsamına göre, sanık … hakkında Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2005/1654 sayılı takip dosyasındaki taahhüdü ihlal suçundan dolayı, Kocaeli 2. İcra Mahkemesinin 13.02.2006 tarihli ve 2005/2617 esas ve 2006/248 sayılı kararı ile 3 aya kadar hapsen tazyik cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra, aynı sanık hakkında; aynı eylem nedeniyle açılan Kocaeli 2. İcra Mahkemesinin 29.05.2006 tarihli ve 2005/3067 esas, 2006/1342 sayılı kararına konu davanın, mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 253/3. maddesi uyarınca açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Borçlu sanık … hakkındaki Kocaeli 2. İcra Mahkemesinin 2005/2617 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; borçlunun hakkında yürütülen Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2005/1654 sayılı dosyasında borcu taksitler halinde ödemeyi taahhüt etmesine karşın 20.09.2005 tarihinde ödemesi gereken taksiti ödemediğinden dolayı şikayetçi vekili tarafından 25/10.2005 havale tarihli dilekçesiyle şikayet edildiği, yargılama sonunda 3.02.2006 tarih, 2005/2617 esas ve 2006/248 sayılı kararla üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeyerek kesinleşmesinden sonra 26.09.2006 tarih, 2005/2617 esas ve 2006/248 sayı ile ek kararla ödeme nedeniyle cezanın İİK.nun 354. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verildiği,
Adı geçen borçlu sanık hakkında Kocaeli 2. İcra Mahkemesinin 2005/3067 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; bu kez aynı icra takip dosyası içerisinde aynı taahhütname ile ödeme taahhüdünde bulunduğu 20.10.2005 tarihli taksiti ödemediği iddiasıyla şikayetçi vekili tarafından 19.12.2005 havale tarihli dilekçesi ile şikayette bulunulduğu, yargılama sonunda 29.05.2006 tarih, 2005/3067 esas ve 2006/1342 sayı ile üç aya kadar tazyik hapsine karar verildiği, itiraz edilmeyerek 26.06.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Taahhüdü ihlal eylemine ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi ile, “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi tarafından bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.” İfadesi ile yaptırım altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihli mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 31.05.2005 tarih ve 5358 sayılı Yasa’nın 11. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi, “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez” şeklinde değiştirilerek hüküm altına alınmıştır.
Görüleceği üzere, 31.05.2005 tarih ve 5358 sayılı Yasa’nın 11 inci maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340 ıncı maddesine, “… Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.” hükmü ilave edilmiştir. İlave edilen hükmün içeriğinden de anlaşılacağı üzere, taahhüt ettiği taksitlerden birini ödemeyen borçlunun borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edileceği, ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Ödemediği taksiti, sonradan o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı ödedikten ve tahliye edildikten sonra, takip eden taksitlerden birini ödemediği takdirde hakkında yeniden tazyik hapsine karar verilebilecektir. Ancak, anılan maddenin son cümlesinde de açıklandığı üzere “bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı” geçemeyecektir.
Somut olayımıza baktığımızda, borçlu anılan icra takip dosyasında taahhüt etmesine rağmen 20.09.2005 tarihli taksitini ödememesi nedeniyle müşteki vekilinin 25.10.2005 havale tarihli dilekçe ile şikayeti üzerine Kocaeli 2. İcra Mahkemesinin 2005/2617 esas sayılı
dosyasında yargılanmaya başlandığı, henüz karar verilmeden önce 20.10.2005 tarihli taksiti de ödememesi nedeniyle şikayetçi vekilinin 19.12.2005 havale tarihli dilekçe ile şikayeti üzerine aynı mahkemenin 2005/3067 esas sayılı dosyası üzerindende yargılanmaya başlandığı, 2005/2617 esas numaralı dosyanın 13.02.2006 tarihinde karar verilmesini müteakip itiraz edilmeyerek 14.03.2006 tarihinde kesinleşmiş, 2005/3067 esas sayılı dosyada ise 29.05.2006 tarihinde karar verilerek, itiraz edilmeden 20.06.2006 tarihinde kesinleştiği saptanmıştır.
5358 sayılı Yasa ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesine yapılan ilave hüküm dikkatlice incelendiğinde, taahhütnamede belirttiği taksiti ödememesi nedeniyle borçlu hakkında dava açılmasını müteakip, sonraki taksiti de ödememesi nedeniyle yapılan şikayetin, mahkemenin ayrı bir esas numaralı dosyasında değil, aynı dosyada işleme tabi tutulması gerekir. Ne yazık ki sözü edilen olayda borçlu sanık …’in ödemediği her taksit için ayrı bir esas numarası üzerinden yargılamaya başlanmıştır. Bu durum cezanın infazı sırasında olası bir gözden kaçmada ilgilinin mağduriyetine yol açabilecektir. Zira bir borçtan dolayı tazyik hapsi süresi üç ayı geçemeyecektir.
Borçlu sanık …’in, 2005/2617 esas sayılı dosyada, dosya borcu olan 400.00.YTL.nı ödemesi nedeniyle 29.09.2006 tarih, 2005/2617 esas ve 2006/248 sayılı ek kararla cezanın İİK.nun 354 üncü maddesiyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adı geçenin 2005/3067 esas sayılı dosyaya ait borcunu ödediğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla … hakkında Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün 2005/3067 esas sayılı dosyası üzerinden verilen kararda yasaya aykırı bir hususa rastlanmadığından tebliğnamenin reddi gerekmiştir. Eğer borcun tamamını ya da o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı ödememişse veya ödemediği bir başka taksitinden dolayı verilen üç aya kadar tazyik hapsinin tamamı infaz edilmemişse bu dosyadaki cezasının infazı gerekir. Fakat infaz edilecek ceza süresinin hiç bir şekilde üç ayı geçemeyeceğinin dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 3.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.