YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2666
KARAR NO : 2007/2485
KARAR TARİHİ : 26.06.2007
MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesi uyarınca İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/2793-2699 sayılı kararı ile 10 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip, sanığın aynı suçtan 2004 sayılı İİK’nun 337.maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarih ve 2004/2797-2702 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 02.05.2007 gün ve 23138 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 07.06.2007 gün ve 2007/96827 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Dosya kapsamına göre, sanık … hakkında İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün 2002/3779 sayılı takip dosyasındaki mal beyanında bulunmama suçundan dolayı, İstanbul 7. İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/2793-2699 sayılı kararı ile 10 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesinden sonra aynı sanık hakkında, aynı eylem nedeniyle açılan İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/2797-2702 sayılı kararına konu davanın, mülga 1412 sayılı ceza Muhakememleri Usulü Kanunu’nun 253/3.maddesi uyarınca açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜLDÜ :
Sanık hakkında İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün 2002/3779 esas sayılı takip dosyasında icra kefili sıfatıyla takibe geçildiği, 7.04.2004 tarihinde borçlu sanığa icra emrinin tebliğ edildiği, sanığın mal beyanında bulunmaması üzerine, hakkında açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/2793-2699 sayılı kararı ile 10 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ceza kararnamesi ile karar verilmesinden sonra, aynı sanık hakkında, aynı eylem nedeniyle açılan İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli ve 2004/2797-2702 sayılı kararına konu davanın, suç ve karar tarihleri itibarıyla yürürlükte bulunan mülga 1412 sayılı ceza Muhakemeleri usulü Kanun’nun 253.maddesindeki “aynı konuda aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 15.07.2004 tarihli 2004/2797-2702 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’un 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık … hakkında açılan davanın REDDİNE, verilen cezanın çektirilmemesine, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.