YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2765
KARAR NO : 2007/2695
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Kadastro Yasası’nın 36. maddesinde davacının hakim tarafından belirlenecek süre içerisinde gerekli giderleri mahkeme veznesine yatırmadığı takdirde, onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı belirtildiği halde, ara kararında davanın usul yönünden reddedileceğinin yazılarak davacıya yasal olmayan bu ara kararının tebliğ edilmesinin, davacının 26.08.1992 tarihli keşif için gerekli masrafları karşıladığı, bundan sonraki keşiflere mahkemenin re’sen karar … olması nedeniyle 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesinin 1. bendinin son cümlesine göre ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten karşılaması gerektiğinin düşünülmemiş olmasının” isabetsiz olduğuna değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan orman araştırmasına göre taşınmazın orman sayılmayan yer olduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek taşınmazın davacı adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de; bu kabul, dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi eksik incelemeye dayalıdır. Dosyada yer … orman bilirkişileri raporları arasında orman tahdidi yönünden çelişki olduğu gibi, … fotoğrafları getirtilmemiş, orman amenajman planı haritasındaki (OT) rumuzunun üzerinde orman emvali bulunmayan ancak orman toprağı olan yer olduğu düşünülmeden orman içi ve bitişiği boşluk … işareti olarak kabulü de hatalıdır. Mahkemece mahallinde icra olunan keşiflerden ve uzman bilirkişilerin raporları ile mahkemenin 29.02.2002 tarihli keşifteki gözleminden taşınmazın … yatağı içerisinde bulunduğu, %40-45’in üzerinde eğime sahip olduğu anlaşılmaktadır. … yatağı hususunda jeolog raporu alınmamış, taşınmazın ne şekilde kullanıldığı, bu kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı başka bir deyişle taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Yine davacının dayandığı 1938 tarih 1187 nolu vergi kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu kabul edilmiş ise de vergi kaydı gereği gibi uygulanmamış, hudutları zeminde işaretlettirilmemiş, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceği de düşünülmemiştir. Davacının dayandığı vergi kaydı yöntemine uygun şekilde uygulanmalı, sınırları arz üzerinde belirlenmeli, taşınmazın eğimi, … yapısı, …
yatağı olup olmadığı hususunda uzman … ve jeolog bilirkişilerinden rapor alınmalı, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceği düşünülmeli, orman tahdidinin kadastro tespitinden sonra kesinleştiği göz önünde tutularak taşınmazın 6831 sayılı Yasa’nın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda ve önceki raporlardaki çelişkileri de giderecek şekilde kapsamlı rapor alınmalı, zilyetlikle ilgili yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, kadastro tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilmeli, mahkemenin 29.02.2002 tarihli keşifteki gözlemi de dikkate alınarak ve tüm deliller toplanıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.