Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2767 E. 2007/2509 K. 28.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2767
KARAR NO : 2007/2509
KARAR TARİHİ : 28.06.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 7 parsel sayılı 19507,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesinde şerh verilerek … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içerisinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli parselin ham toprak niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davalı tarafça çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin iradi olarak terkedildiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın öncesinin tespit maliki ve davalılar murisi …’e ait olduğu tespit tutanağı, bilirkişi beyanları, komşu parsel dayanağı vergi kayıtları ve dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin tespit maliki …’in ölümünden sonra mirasçıları tarafından iradi olarak terk edilip edilmediği hususundadır. Mahkemece, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri ve tanık dinlenmeden, sadece iki mahalli bilirkişi anlatımıyla yetinilerek karar verilmiştir. Ayrıca tespit dayanağı 1937/410 numaralı vergi kaydı dosya içinde bulunmamaktadır. Eksik, yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; usulen belirlenecek mahalli bilirkişiler ve tarafların usulen bildirecekleri taraf tanıkları ile tespit bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, celbedilecek tespit ve davalılar dayanağı 1937/410 numaralı vergi kaydı komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanılarak mahalline uygulanmalı, kapsamı usulen belirlenmeli ve uzman bilirkişiden keşif ve uygulamayı izlemeye olanak verir krokili rapor alınmalıdır. Keşifte hazır bulunan bilirkişi ve tanıklardan da taşınmazın kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin nasıl sürdürüldüğü, …’in ölümünden sonra zilyetliğin terkedilip edilmediği, … mirasçılarının aynı köyde yaşayıp yaşamadığı, yaşıyorlar ise taşınmazı neden kullanmadıkları, köydeki tüm taşınmazları terkedip etmedikleri, bu taşınmaza kuzeydoğudaki kuru dereden sonra komşu olan 107 ada 20 parsel sayılı tespiti kesinleşmiş taşınmazın tespit malikinin aynı kişi olup olmadığı, iş ve meslek gerekleri itibariyle belirli süreyle kullanamama durumunun olup olmadığı hususları tek tek sorulup saptanmalı, komşu parsel malikleri de gerektiğinde tanık sıfatıyla dinlenilip iradi bir terkin olup olmadığı konusunda bilgileri alınmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileride tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanları arasında doğan ve doğabilecek çelişkiler usulen giderilmelidir. Çekişmeli taşınmaza ait emlak kayıtları olup olmadığı, vergisinin yatırılıp yatırılmadığı ile yatırılıyorsa kimin tarafından yatırıldığı merciinden usulen sorulmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte gözetilerek, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalıların murisi ve tespit maliki tarafından sürdürülen zilyetliğin mirasçılarınca iradi olarak terkedilip edilmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı Sadrettin Eryiğit’in temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.