Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2794 E. 2007/2559 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2794
KARAR NO : 2007/2559
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 871 ada 14 parsel sayılı 60092.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve Kadastro Kanunu’nun 46. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmesi nedeniyle davalı … … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı … … mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu, tapu tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. … Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda, 25.6.1963 tarihli belirtmelik tutanağının 1592 parsel iken 13.11.1951 tarih 76 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak ve kayıt gayri sabit sınırlı kabul edilerek 3025 ve 3026 nolu parsellere ifraz edildiği, 3025 parselin tapu kaydı miktarı olarak davalı … … adına belirlendiği, 3026 parselin ise miktar fazlası olarak 2.1.1964 tarih ve 238 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlandığı, Hazinenin de bu tapu kaydına dayanarak dava açtığı anlaşılmaktadır. Davalı dayanağı 13.11.1951 tarih ve 76 sıra numaralı tapu kaydının güney hududu değişir nitelikli isimsiz “yol” hudutlu olup Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.8.1951 … 1951/38-73 sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapu dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş ve kapsamı belirlenmemiştir. Taşınmazın güney kısmı için oluşturulan Hazineye ait tapu kaydıda dayanağı tevzi haritaları ile birlikte uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, tescil davasında Hazinenin taraf olup olmadığı incelenmemiştir. Hazine tescil ilamında taraf ise, tescil ilamı ile oluşturulan davalı tapusunun tesis tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık süre dolmadığından, tapu kaydı miktar fazlası için Hazine adına tapu oluşturulduğundan, miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi … yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları
ve haritaları kadastro paftasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanıp, kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, davalı tapusunun dayanağı tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde tapu kaydının güney hududundaki yolun isimsiz olması, taşınmaza güneyden komşu 9 ve 13 parsellerin dayanağı tapu kayıtlarının taşınmaz yönünü yol olarak okumaması nedeniyle yolun … olmadığının ve kaydın yol hududu ile gayri sabit hudutlu ve miktarı ile geçerli bulunduğu düşünülmelidir. Tescil ilamında Hazine taraf ise belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda; davalı dayanağı tapusu ve tescil krokisi kapsamında kalan kısmın davalı adına, Hazine tapusu kapsamında kalan kısmın ise, tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Yapılan uygulama sonunda davalı ve Hazine tapusu kapsamı dışında kalan yer var ise; 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.