YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2798
KARAR NO : 2007/2574
KARAR TARİHİ : 02.07.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 866 ada 4 parsel sayılı 43184,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu belirtilerek davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine,çekişmeli parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu, Hazine tapusunun kapsamında kalan yer bakımından tapunun tesis tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1 ve 14.maddesinde belirtilen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma , inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli değildir. Çekişmeli taşınmaz … Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 1572 belirtmelik parseli olarak belirlenmiş ve bu parsele 27.4.1952 tarih ve 72 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmıştır.Bu kayıt gayri sabit hudutlu kabul edilerek belirtmelik parseli 3015 ve 3016 nolu parsellere ifraz edilmiş, 3015 parsel uygulanan tapu kaydı miktarı olarak … … adına belirlenmiş, 3016 parsel ise miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davacı Hazine yargılamada tespit sırasında taşınmaza revizyon gören 2.1.1964 tarih 309 sıra nolu tapu kaydı kaydına değil, 2.1.1964 tarih 224 sıra nolu tapu kaydı kaydına dayanmıştır. Davalının dayanağı olan tapu kaydı ise 3015 nolu tevzi parseline revizyon gören tapu kaydıdır. Davalı tarafın dayanağını oluşturan 27.4.1952 Tarih ve 72 sıra numaralı tapu kaydı, Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.8.1951 tarih 1951/30 -63 sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapunun dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş ,Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle Hazinenin dayanağı olan 2.1.1964 tarih 224 sıra nolu tapu kaydının aynı zamanda komşu 23 nolu parsele revizyon gördüğü anlaşıldığından 23 nolu parselin de davalı olması halinde bu iki dosyanın birleştirilmesi yoluna gidilmeli, davalı tapusunun dayanağını oluşturan tescil ilamı dosya içine getirtilmeli, tescil davasında Hazinenin taraf olup olmadığı, ilamın taraflar açısından kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tespit edilmeli, Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik
tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile haritası getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi … yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince belirlenmeli,davalı tarafın tapusunun dayanağı olan tescil ilamında Hazine taraf değil ise Hazineyi bağlamayacağı gözetilerek tescil ilamı kapsamında kalan yer hakkında zilyetlikle iktisap şartlarının davalı yararına oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve Hazinenin dayanağı olan 224 sıra nolu tapu kaydının kapsamında kalan yer hakkında da tapu kaydının taşınmazın yitik kişilerden Hazineye intikal etmesi sebebiyle tesis edildiği düşünülerek öncesinde yitik kişilere ait olup olmadığı, Hazine tapusunun tesis tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14.maddesindeki zilyetlikle iktisap şartlarının davalı yararına oluşup oluşmadığı tespit edilmeli, … bilirkişisinden, tescil krokisi, … komisyonu haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenmiş ve zemine uygulanmış haliyle keşfi izlemeye elverişli rapor ve kroki alınmalı,bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 2.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.