Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2938 E. 2007/2704 K. 09.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2938
KARAR NO : 2007/2704
KARAR TARİHİ : 09.07.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 354 parsel sayılı 19800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına istinaden davalı adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen Hazineyi temsilen Mal Müdürü, taşınmazın yeterli araştırma yapılmadan davalılar adına tesbit edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalının dayandığı ve tespite esas olan tapu kaydının çekişmeli parselle birlikte dava dışı 355, 356 ve 357 parsellere revizyon gördüğü, tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğu, çekişmeli parselin ise tapu kaydı miktar fazlası bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de bu kabul dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davalı tapu kaydı … ve batı hudutlarını … okumakta olup, …’nun halen … ve güneyde bulunan … olduğu, derenin … değiştirmediği, konumu itibariyle de genişletilmeye elverişli olmadığı, tapu kaydının batı hududunda okuduğu tepenin halen zeminde mevcut ve tapulama harici bırakılan yer olduğu belirlenmiştir. Dayanak tapu kaydı her ne kadar genişletilebilir sınır içeriyor ise de, kaydın ihdas tarihinden tespit tarihine kadar 20 yılı … süre geçtiği, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılmaya elverişli bulunduğu, miktar fazlası yönünden 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, düzenlenen teknik, … ve orman bilirkişilerinin raporları ile belirlenmiştir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.7.2007 gününde oybirliğle karar verildi.