Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2984 E. 2007/2810 K. 12.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2984
KARAR NO : 2007/2810
KARAR TARİHİ : 12.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 819 parsel sayılı 26.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bitişik 148 parsele uygulanan tapu kaydı ve belgesizden edinilebilecek miktarın fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve 25.1.1979 tarihinde tescil edilmiştir. Davacılar … … mirasçıları vekili, 9.10.1989 tarihli dava dilekçesi ile irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Yargılama sırasında mirasçı M…. …’ın müstakilen açtığı dava, bu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin miras payları oranında … … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacıların dayanağını oluşturan sabit sınırlı tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu kaydı kapsamında kalmadığı düşünülse dahi davacılar yararına zilyetlikle edinme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin kabulü dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tespiti 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun yürürlükte olduğu 1978 yılında yapılmış, tutanak 25.12.1978 ile 24.1.1979 tarihleri arasında askı ilanına alınarak 25.1.1979 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiştir. Davacılar vekili, 9.10.1989 tarihli dava dilekçesi ile dava açmıştır. Tespit tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 31/2.maddesine göre “bu sicillerde belirtilen haklara tescilleri tarihininden itibaren on sene geçtikten sonra, tapulamaya tekaddüm eden sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve dava açılamaz.” Daha sonra yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesine göre de, “bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” Her iki yasada da düzenlenen bu süre hak düşürücü süre olup, davanın görülebilme şartı olarak mahkemelerce resen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece, on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.7.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.