YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3072
KARAR NO : 2007/3044
KARAR TARİHİ : 20.09.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 659 parsel sayılı 7300,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekilleri, yasal süresi içinde 1957 yılı memleket haritasında orman olarak görünen ve halen orman olan taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin 7.8.2006 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının “orman” vasfıyla Hazine, aynı bilirkişi raporunda 3772,05 metrekare olarak gösterilen kısmın davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davalı adına tescile karar verilen taşınmaz bölümünün tarım arazisi olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin tesbit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlendiğine ve delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı Hazine vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; bir taşınmazın orman olup olmadığına, yörede orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş ise orman tahdit haritasına göre, kesinleşmiş bir orman tahdidi yok ise 6831 sayılı Yasa’nın 1. maddesi doğrultusunda uzman bilirkişiler tarafından memleket haritası ve amenajman planı uygulanmak, toprak yapısı ile bitki örtüsü incelenmek suretiyle karar verilir. Somut olayda yörede orman kadastrosu 1993 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Alınan üç kişilik orman bilirkişi heyeti raporundan, çekişmeli taşınmazların orman tahdit hattı dışında olduğu anlaşılmaktadır. Orman sınırları kesinleşmiş orman kadastrosu ile belirlendiğine göre sadece memleket haritasında yeşil renkle gösterilen alanda kaldığından bahisle bir yerin orman olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Yanlış değerlendirme ve eksik inceleme
ile karar verilemez. O halde mahkemece Hazine adına tescile karar verilen taşınmaz bölümleri üzerinde davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde yazılı iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, taşınmazın niteliği hususunda uzman ziraatçi bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.9.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.