YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3196
KARAR NO : 2007/2903
KARAR TARİHİ : 17.09.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 1195, 1196 parsel sayılı 500 ve 6250 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar malikinin kim olduğunun bilinememesi nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında İbrahim Bülbül aynı nedenlere dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaların kabulü ile; çekişme konusu 101 ada 1196 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 3125 metrekarelik kısım ile 101 ada 1195 parselin (A) harfi ile gösterilen 250 metrekarelik kısmının davacı … adına, 101 ada 1196 parselin (D) harfi ile gösterilen 3125 metrekarelik kısmı ile 101 ada 1195 parselin (C) harfi ile gösterilen 250 metrekarelik kısmının müdahil davacı İbrahim Bülbül adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı ve müdahil davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları getirtilerek yapılan keşifte uygulanmamış, taşınmazların niteliği hususunda uzman ziraatçı bilirkişiden rapor alınmamış, müdahil davacının bildirdiği tanıklar taşınmaz başında dinlenmemiş, duruşmada dinlenen bir kısım tanıklar taşınmazların bulunduğu yere yaz aylarında gidilip hem tarım yapılıp hem de “yaylak” olarak kullanıldığını bildirdiği halde taşınmazların tasarruf şekli ve zilyetlikle mülk edinmeye elverişli yerlerden olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; davaya konu parselleri dıştan çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak sureti ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal ettirildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile uzman fen ve ziraatçı bilirkişiler huzuruyla keşif icra olunmalıdır. Arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişteki durumu, niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, taşınmazların niteliği, toprak yapısı, zilyetlikle iktisaba mümkün yerlerden veya kamu orta malı niteliğindeki yerlerden olup olmadığı hususunda
uzman ziraatçı bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.9.2007 gününde oybirliğile karar verildi.