Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3249 E. 2007/3713 K. 16.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3249
KARAR NO : 2007/3713
KARAR TARİHİ : 16.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : …, …

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 139 ada 5 parsel sayılı 131.58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2’şer paylı olarak davalılar … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim, satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 1/2 payının davacı adına, 1/2 payının … (…) adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın mirasçılar arasında yapılan taksim sözleşmesi ile mirasçılardan … …’ya isabet ettiği, ondan da davacı ve ortağı …’nun satın aldığı kabul edilerek taşınmazın davacı ve … adına tesciline dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın muris … …’dan intikal ettiği, taksim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf taşınmazın taksimen …’e isabet edip etmediği ve …’ün kendisine düşen bu taşınmazı davacı ile …’ya satıp satmadığı, davacının da davalılara kiraya verip vermediği noktalarındadır. Mahkemece senet tanıklarının tamamı ile satıcı …’ün beyanları alınmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmemiş, satış senedi ile kira sözleşmesinin tarihleri üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle taşınmaz başında yapılacak keşifte tarafların bildirdikleri tanıklar ile senet tanıkları ve satıcı … dinlenilerek taşınmazın taksimen …’e isabet edip etmediği, … tarafından davacıya satılıp satılmadığının sorulması, davalı …’ın satış senedinde imzası bulunduğundan imzası hakkında keşifteki ve yargılama safahatındaki beyanları arasındaki çelişkiler üzerinde durulması, yine satış senedi ve kira senedi tarihleri arasındaki çelişkilerin taraflardan ve tanıklardan sorularak giderilmesine çalışılması, tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, taşınmaz üzerinde kimin, hangi süreyle ve hangi sıfatla zilyet olduğunun açıklığa kavuşturulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gibi, kabule göre de lehine tescil kararı verilen … (…) tarafından usulüne uygun biçimde dava açılmadığı, … tarafından açılan davaya katılmadığı, olayda 3402 sayılı Kanun’un 30. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi dahi isabetsiz olup, davalı …’un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.