Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3358 E. 2007/5538 K. 31.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3358
KARAR NO : 2007/5538
KARAR TARİHİ : 31.12.2007

MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi

İİK’nun 337/a maddesine muhalefet etmek suçundan sanık …’ın hakkında açılan davanın CMK’nun 223/8. maddesi gereği düşürülmesine karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1-Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan açılan davada, yargılamanın durdurulmasına, iddialarla ilgili dava açılıp açılmaması hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair karar karşı Cumhuriyet Savcısının itirazının … Ağır Ceza Mahkemesince 19.1.2007 gün ve 2007/44 değişik iş sayı ile kabul edilerek İcra Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şahsi dava dilekçesi üzerinden yargılamaya kaldığı yerden mahkemesince devam olunmasına karar verilmesi nedeniyle dosyayı yeniden ele alan İcra Mahkemesinin bu kez “… dava şartının gerçekleşmediği ve gerçekleşmeyeceği anlaşılmakla…” davanın CMK’nun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sanığa isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 337/a. Maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, 44. maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlunun, bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan kanun’un 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346. maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddaname ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu gözönüne alındığında, somut olayda da dilekçe ile İcra Mahkemesine başvurulduğu anlaşılmakla, yargılamaya devamla şikayetin esası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Denetime esas olmak üzere, suça konu takip dosyasının dava dosyası ekinde bulundurulmaması isabetsizdir.
Bu nedenle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 31.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.