YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3630
KARAR NO : 2007/4974
KARAR TARİHİ : 07.12.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Temyize konu 39 sayılı parselin (B) bölümü ile, 9 ve 11 sayılı parseller yönünden 2863 sayılı Yasa’nın 5226 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesi hükmü yürürlüğe girmeden davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleştiği, çekişmeli taşınmazların tesbiti 26.5.2004 yılında yapılıp 5226 sayılı Yasa 14.7.2004 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kadastro Hakimi’nin taşınmazın tesbit tarihindeki hukuki ve geometrik durumunu o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde belirlemekle yükümlü olduğu, yasa koyucu kazanılmış hakları bertaraf edici bir hükümde vazetmediği belirtilerek davacının davasının kabulüne, taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiş, kabule göre de mahkemece kararı hükme esas alınan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu idari bir kurul olup kararlarının da idari nitelikte bulunduğu ve yargı denetimine tabi olduğu, Mahkemece Kurul kararının ilgililere tebliğ edilip edilmediği, edilmişse kesinleşip kesinleşmediği konusunda hiç bir araştırma yapılmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 39 sayılı parselin fen bilirkişisi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 13556,91 metrekare yüzölçümündeki bölümü ile 9 ve 11 sayılı parsellerin davacı … adına tapuya tesciline, tutanakların beyanlar hanesinde 39 sayılı parselin 3.derecede, 11 sayılı parselin 1.derecede, 9 sayılı parselin de 1 ve 3.derecede sit alanı içerisinde kaldığının şerh verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece bozma ilamından sonra bozmaya uyularak yapılan yargılama, mahallinde yapılan keşif, bilirkişi ve tanık anlatımları, uygulama ve arkeolog raporuna göre 3.derecede sit alanı içerisinde kaldığı belirlenen ve zilyetlikle iktisap şarlarının gerçekleştiği anlaşılan çekişmeli 9 sayılı parselin arkeolog bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü ile 39 sayılı parselin krokide “B” harfi ile gösterilen bölümü hakkındaki temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere ilişkin mahkeme hükmünün ONANMASINA,
2- Çekişmeli 11 sayılı parselin tamamı, 9 sayılı parselin arkeolog krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda bu taşınmazların da davacı adına tesciline karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun değildir.
Çekişmeli 11 sayılı parselin tamamı ile 9 sayılı parselin arkeolog krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümünün 1.derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı uzman arkeolog bilirkişi tarafından belirlenmiştir. Her ne kadar bozma ilamına uyulmakla, bozma lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğar ise de usuli kazanılmış hak kurumunun kamu düzeni düşüncesi ile getirilmiş istisnaları da vardır. Bunlardan biri de aynı konuda geçmişe etkili düzenlemeyi de içeren yasa değişikliğinin bulunmasıdır. Bozma ilamından sonra 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi 30.5.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5663 sayılı Kanunla “Ancak, kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” şeklinde değiştirilmiş yine aynı kanunla 2863 sayılı Kanuna eklenen geçici 7.maddesiyle de “Kadastrosu devam eden taşınmazların sınırlandırma ve tespiti işleri ile devam eden davalarda da bu kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” hükmü getirilmiştir. Bu durumda çekişmeli 11 sayılı parselin tamamı ile 9 sayılı parselin arkeolog krokisinde “B” harfi ile gösterilen bölümü yönünden davanın reddine ve tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.