YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3639
KARAR NO : 2007/3948
KARAR TARİHİ : 24.10.2007
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesine aykırılık suçundan şüpheli … hakkında vuku bulan şikayet üzerine,söz konusu suça ilişkin olarak,aynı Kanun’un 349.maddesi uyarınca şikayet dilekçesi ile icra mahkemesine müracaat edilmesi gerektiğinden bahisle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen, 24.07.2006 tarihli ve 2006/30120-8226 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Beyoğlu 3.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 30.10.2006 tarihli ve 2007/1014 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,sanığa isnat olunan suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde düzenlenmiş olup,aynı maddenin 1.fıkrasında”…bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” hükmünün yer aldığı, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasında yer alan “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, İcra Mahkemesince bakılır” hükmü karşısında,sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22.06.2007 gün ve 33206 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 02.08.2007 gün ve K.Y.B.2007/148824 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, Müşteki Vekili, İstanbul C.Başsavcılığına vermiş olduğu 13.07.2006 tarihli dilekçesiyle borçlu sanığın ticareti usulsüz terk etmek suçundan cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İstanbul C.Başsavcılığı tarafından düzenlenen 24.07.2006 tarihli 2006/30120 sor.-2006/8226 soruşturma numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da şikayetin İİK’nun 337/a maddesine mümas ticaret terk etmek olarak belirtilmesine karşın, “olayın hukuki yorumu” başlıklı bölümde ilgisiz bir şekilde anılan kanunun 333/a maddesi ile ilgili açıklama yapıldığı, sonuç kısmında da borçlu sanığa isnat edilen eylem ve sevk maddesi gösterilmeden 5271 sayılı CMK’nun 172/1. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, müşkeki vekilinin itirazı üzerine kanun yararına bozma istemine konu Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesince 30.10.2006 tarih ve 2006/1014 müteferrik sayı ile eylem ve sevk maddesi belirtilmeden itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Şikayet dilekçesinin ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın incelenmesinde şikayetin İİK’nun 337/a maddesine yönelik olmasına rağmen kanun yararına bozma istemine ilişkin tebliğnamenin İİK’nun 333/a maddesine matuf bulunduğu saptanmıştır. Bu nedenle borçlu sanığa isnat edilen İİK’nun 337/a maddesine muhalefet etmek eylemine yönelik olarak tebliğname tanzimi gerekip gerekmediği yönünden gereğinin takdiri için dosyanın Yargıtay.C.Başsavcılığına TEVDİİNE 24.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.