Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3715 E. 2007/3512 K. 03.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3715
KARAR NO : 2007/3512
KARAR TARİHİ : 03.10.2007

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’un 2004 sayılı İİK’nun 337.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 11.İcra Mahkemesinin 07.02.2007 tarihli ve 2006/1352 esas ve 2007/230 sayılı kararına yönelik itirazın itirazın reddine ilişkin İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2007 tarihli ve 2007/272-272 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2006/2229 sayılı takip dosyasında borçlu sanık adına çıkarılan icra emrinin sanığın yetkilisi olduğu şirketin vekiline yapılmış olması karşısında, sanığın cezai yönden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20.07.2007 gün ve 38911 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 10.08.2007 gün ve 2007/162812 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kural olarak tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresinde yapılır. Ancak tebliği alacak kişinin müracaatının bulunması, kabulü koşuluyla her yerde yapılabilir. (Teb.K.M.10) Tebligatı, tebliğ muhatabı adına almaya yetkili kimseler yasayla ayrıca belirtilmiştir. Buna göre tebligatın vekil vasıtası ile takip edilen işlerde vekile (Teb.K.M.11); tüzel kişilerde yetkili temsilciye, bunlar birden ziyade ise yanlız birine, (Teb.K.M.12); tüzel kişiler adına kendilerine tebligat yapılacak kimselerin mutad iş saatlerinde bulunamamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir durumda oldukları takdirde orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine (Teb.K.M.13) yapılması gerekmektedir. İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2006/2229 esas sayılı takip dosyasında borçlu hakkında çıkarılan icra emrinin tebliği yasal düzenlemelere aykırı olarak sanığın yetkilisi olduğu şirketin avukatına yapılmıştır. Şirket avukatının borçlu sanığı icra mahkemesinde duruşmalarda temsil ettiğine veya borçlu sanık vekili olarak dilekçe verdiğine dair dosya içerisinde bir belge de bulunmamaktadır. Bu hali ile tebligat geçersizdir. Dolayısıyla borçlu sanığa usulüne uygun tebliğ edilmiş ödeme emrinden söz edilemeyeceğinden, isnat edilen suçun da oluşmadığı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.3.2007 gün ve 2007/272-272 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’un beraatine, sanık hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 3.10.2007 gününde oy birliğiile karar verildi.