Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3769 E. 2008/158 K. 17.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3769
KARAR NO : 2008/158
KARAR TARİHİ : 17.01.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 102 ada 14 ve 17 parsel sayılı 1367.04 ve 9531,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında … …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, … , taşınmazlarda … … ve … hisselerini satın aldığı iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Müdahil davacı … … ve …’nın davalarının reddine, davacılar … ve … …’in davalarının kabulü ile temyize konu çekişmeli 102 ada 14 ve 17 sayılı parsellerin davacılar Ahmet … ve … … adlarına eşit hisse ile müştereken tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı … ve … Kavcı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Müdahil davacı … Kavcı’nın temyiz itirazları yönünden; müdahil … taşınmazları babası …’nın davacı … … ve Sultan Şenol’dan satın aldığı bu yerlerin taksim sonucu … …’e isabet eden yerler olduğunu iddia etmiş ve babası … ile … … arasında düzenlenen 1979-1980 tarihli harici satın alma senetlerine dayanmıştır. Dosya içinde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/217 esas ve 1985/198 karar sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş dosyada davacılar Ahmet … ve … …, davalılar …, … … ve Sultan Şenol, dava el atmanın önlenmesi davası olup yapılan yargılama sonunda davacıların dayandığı K.evvel 302 tarih 3 numaralı tapu kaydının dava konusu yere uyduğu, dava konusu yerde tapulama faaliyetlerinin başlamadığı, … … ( …)’in 1947 tarihinde öldüğü, terekesinin iştirak halinde bulunduğu, iştirakçilerden birisinin yaptığı satışın geçerli olmadığı ve tapu dışı satışa değer verilmeyeceğinden davalı …nın taşınmazlara müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir. Bu ilam …’nın irsi halefi olan müdahil … için de kesin hüküm teşkil ettiğinden tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2- Müdahil davacı … …’in temyiz itirazlarına gelince; mahkemece temyize konu 102 ada 14 ve 17 sayılı parsellerin miras payı olarak … Açıkgöz mirasçılarından …’in mirasçıları müdahil davacı … … ile davacılar … ve … …’e kaldığı, müdahil … …’in tespite dayanak teşkil eden K.evvel 1302 tarih 3 numaralı tapu kapsamında kalan 102 ada 9, 10, 11 ve 13 sayılı parsellerde toplam 9334 metrekare yeri üçüncü şahıslara sattığı, bu nedenle 102 ada 14 ve 17 sayılı parsellerde miras payı kalmadığı kabul edilerek davasının reddine, davacının davasının kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/217 esas ve 1985/198 karar sayılı dosyasında K.evvel 302 tarih ve 3 numaralı (tespite dayanak teşkil eden) tapu kaydının dava konusu yere uyduğu, tarafların murisi … …’in 1947 tarihinde öldüğü ve terekesinin iştirak halinde olduğu, mirasçılarından oğlu … …’in miras payını davalı …’ya satışının geçerli olmayacağı, yani geçerli bir taksiminde bulunmadığı kabul edilip davalı …’nın müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, bu karardan sonra taşınmazları davacılar Ahmet ve … …’in kullandığı anlaşılmıştır. Bu dosyada ise … … Lakaplı … …’in tüm mirasçıları arasında usulüne uygun olarak taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise hangi mirasçıya neresinin düştüğü belirlenmeden karar verilmiştir. O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için bu konuda tarafların bildirdiği ve bildireceği tüm deliller toplanıp … … terekesinin usulüne uygun biçimde mirasçıları arasında fiili ve rızai taksime konu edilip, edilmediği araştırılarak taksim yapılmış ise taksime uygun olarak, taksim yapılmadığı sonucuna varılır ise tarafların ortak murisi … … lakaplı … …’in ölüm tarihi itibariyle terekesi iştirak halinde bulunduğundan tüm mirasçıları adlarına payları oranında tescile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17.1.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.