YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3936
KARAR NO : 2007/3221
KARAR TARİHİ : 20.09.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 119 ada 3 parsel sayılı 8303,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar zilyetlikle iktisap şartlarının adlarına gerçekleştiği belirtilerek davalılar … ve müşterekleri adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydı ve zilyetlikle edinme koşullarının davalı yararına oluşmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda; çekişmeli taşınmazın kumluk ve taşlık olup taşlardan arındırılmadığı, Kadastro Kanunu’nun 18/1. maddesi kapsamında kalan taşınmazlardan bulunduğu gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Hakimin keşif mahallinde yaptığı gözlem ile ziraatçi bilirkişinin raporundaki bulgular birbiri ile çelişmektedir. Mahkeme kararına dayanak aldığı keşif sırasındaki gözleminde taşınmazın kumluk ve taşlık olup taşlardan arındırılmadığı, imar ve ihya işlemine tabi tutulmadığını belirtmiş iken keşfe götürülen ziraatçi bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde uzun yıllar boyunca arpa, buğday ve yonca gibi tarla bitkileri üretimi yapıldığı, halen hayvanların kışlık yem ihtiyacını karşılamak için taşınmazın tamamına yonca ekimi yapılarak değerlendirildiği ve üzerinde 3-4 yıllık yonca bitkisi mevcut bulunduğu olgularına yer vermiştir. Yerel bilirkişi ve tanık da taşınmazın 65 yıldan bu yana ekildiğini söylemişlerdir. Mahkeme gözlemi ile ziraatçi bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden, eksik ve yetersiz incelemeye dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada menfaati olmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları ve uzman ziraat mühendisleri kurulu aracılığıyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ne surette intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, komşu tarlalarda tahıl ziraati yapıldığı halde bu taşınmaz üzerinde ne sebeple tarımsal faaliyetin yürütülmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliğini belirtir önceki
raporuda irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yapılacak araştırma sonunda Hazineye ait tapu kaydının oluştuğu tarih itibariyle taşınmazın zilyetlikle iktisap edilen yerlerden olduğu ve davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği belirlendiği takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki sınırlama yönünden Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlükleri nezdinde araştırma yapılmalı, gerektiğinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip arazinin niteliği, intikali, tasarrufu hususunda bilgileri alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.9.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.