Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3977 E. 2007/3519 K. 03.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3977
KARAR NO : 2007/3519
KARAR TARİHİ : 03.10.2007

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … …’ın yapılan yargılaması sonucunda beraatine dair, Kastamonu İcra Mahkemesinin 05.02.2007 tarihli ve 2006/3607-2007/111 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile sanığın anılan Kanun’un 337.maddesi 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2007 tarihli ve 2007/196 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 16.08.2007 gün ve 42955 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 28.08.2007 gün ve K.Y.B.2007/174265 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, sanığın Kastamonu 1.İcra Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu 21.09.2006 tarihli beyanında; Bartın DSİ 233.Şube Müdürlüğünde çalıştığını, 900.00YTL maaş aldığını, kirada oturduğunu, başkaca bir borçtan dolayı maaşının bir kısmının haczedildiğini bildirmesi karşısında 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 74.maddesine uygun mal beyanında bulunduğu gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında Kastamonu 1.İcra Müdürlüğünün 2006/2740 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte, ödeme emrinin bizzat 20.09.2006 tarihinde kendisine tebliği üzerine 26.9.2006 tarihinde mal beyanında bulunduğu, takibin de kesinleştiği anlaşılmıştır.
Borçlu sanık tarafından verilen mal beyanı dilekçesi üzerinde yapılan incelemede; İcra ve İflas Kanunu’nun 74. maddesinde, “mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde gerekse üçüncü şahıslar yedinde bulunan mal ve alacak ve haklarında borcuna yetecek miktarın nev’i ve mahiyet ve vasıflarını ve her türlü kazanç ve gelirlerini ve yaşayış tarzına göre geçim membalarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesidir.” amir hükmünü içermektedir. Somut olayda borçlu sanığın süresi içerisinde verildiği anlaşılan 26.09.2006 tarihli dilekçesi İİK’nun 74. maddesinde belirtilen unsurları taşıdığından, usulüne uygun geçerli bir mal beyanıdır. Bu durumda itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/196 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA,.
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu sanık … …’a mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı ceza verilmesine yer olmadığına hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalli Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 3.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.