Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/4100 E. 2007/3631 K. 15.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4100
KARAR NO : 2007/3631
KARAR TARİHİ : 15.10.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Toprak Komisyonu tarafından düzenlenen belirtmelik tutanağı ve haritası ile kamulaştırma ile ilgili tüm belgeler getirtildikten sonra yerel ve teknik bilirkişiler aracılığı ile keşif icra edilmesi, keşifte tespite esas olan tapu kaydı ve tedavülleri, belirtmelik tutanak ve haritası, dağıtım cetvelleri, kamulaştırma haritası uygulanıp kapsamının belirlenmesi, teknik bilirkişiye taşınmazın kamulaştırma ve Toprak Komisyonu haritalarında konumunu gösterir kroki düzenlettirilmesi, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerden olup olmadığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, toplanan delillerin tutanağın edinme sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatı ile dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılması gerektiği gibi; davacı tarafından açılan davanın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 22 ve 23. maddeleri gereğince açılmış geri alma davası olarak nitelendirilmesi durumunda mahkemenin görevli olup olmadığı hususunun tartışılıp karara bağlanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne; çekişme konusu 120 ada 112 parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; uyulan Yargıtay bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Bozma ilamında Hazinenin dayanağı 4.4.1988 tarih 4 sıra numaralı ve kamulaştırmaya dayalı ifraz tapusunun kamulaştırma ile ilgili belgeler getirtilerek mahallinde teknik bilirkişiler aracılığı ile uygulanarak kapsamının belirlenmesi ve taşınmazın kamulaştırma ve toprak komisyonu tarafından düzenlenen haritalarda konumunu gösterir harita düzenlenmesi istenildiği halde, mahkemece tek kişilik fen bilirkişi dinlenerek ve teknik bilirkişinin yaptığı tapu ve ifraz krokisi uygulamasına göre hem krokinin uygulanır niteliği olmadığı belirtildikten sonra şekil ve miktar olarak sadece taşınmazın (C) kısmını kapsadığı, diğer kısımların dava dışı 26 parsel ile baraj göleti içinde kaldığı yolundaki yetersiz rapora dayanılması doğru bulunmadığı gibi, bozma ilamında belirtildiği halde davacının açtığı davanın geri alma davası olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği hususunun tartışılmaması da doğru bulunmamaktadır. O halde bozma ilamında belirtildiği gibi mahallinde yerel ve uzman üç kişilik teknik bilirkişi kurulu aracılığı ile keşif yapılmalı, keşifte tespite esas alınan Hazine tapusu ve tedavül kayıtları, bu arada tedavül kayıtlarına göre Hazine tapusu ile aynı kök tapudan ifrazen gelen ve bitişikteki 111 parsele uygulanan davacı tapusu, belirtmelik tutanak ve haritası, kamulaştırma haritası ve kamulaştırma ile ilgili tüm belgeler yerel bilirkişiler yardımı uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile uygulanıp kapsamları duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, taşınmazın kamulaştırma haritasında ve toprak komisyonu haritasında konumunu gösterir uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, ayrıca davacı tarafından açılan davanın 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası’nın 22 ve 23. maddeleri gereğince açılmış geri alma davası olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği ve böylece mahkemenin görevli olup olmadığı hususu tartışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi usulsüz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.10.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.