YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4242
KARAR NO : 2007/3870
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 115 Ada 3 parsel sayılı 1242,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, hisse satışları,ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar………..’dan gelen hissesinin bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın tarafların anlaşması doğrultusunda reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların son celsede anlaştıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece çekişmeli taşınmazda davacının miras payı ve bu paya denk düşen miktarda taşınmaz yüzölçümü ve değeri belirlenmiş ancak davacıya bu yeni durumu inceleme imkanı verilmeden ve davadan feragat etmesi halinde doğacak hukuki sonuç kendisine tam olarak açıklanmadan diyecekleri sorulmuş, davacı da payına düşen bedelin hemen ödenmesi şartı ile davadan feragat edeceğini beyan etmiştir. Vekil vasıtasıyla temsil edilmeyen davacıya duruşma sırasında kendisine bildirilen yeni durum karşısında sağlıklı bir değerlendirme yapması ve beyanda bulunması için makul bir süre verilmeksizin diyeceklerinin sorulup buna göre karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi son celsedeki taraf beyanlarından tarafların gerçek iradeside tam olarak anlaşılamamaktadır. O halde doğru sonuca varabilmek için her iki tarafın duruşmaya yeniden çağrılarak mahkemenin 29.6.2007 tarihli celsesindeki yeni durum davacıya tüm sonuçları ile açıklanmalı, bu konuda değerlendirmede ve beyanda bulunması için kendisine makul bir süre verilmeli, verilen süre sonunda tarafların gerçek iradelerinin tespiti için gerek davacı taraftan gerekse davalı taraftan diyecekleri sorulmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de feragatin kayıtsız şartsız bir irade beyanını ortaya koyması gerekirken davacının şarta bağlı feragati ile davanın sonuçlandırılması da isabetsizdir. Davacının temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.