Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/440 E. 2007/421 K. 01.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/440
KARAR NO : 2007/421
KARAR TARİHİ : 01.03.2007

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık …’nın 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344/1. maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 1.3.2005 tarih ve 2004/1055 esas, 2005/100 sayılı kararının infazı sırasında, eyleminin yaptırımının idari para cezasına dönüştürüldüğü ve bu cezanın Cumhuriyet Savcılığınca verilmesi gerektiğinden bahisle, dosyanın yetkili ve görevli … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair, … İcra Mahkemesinin 10.6.2005 tarihli ve 2004/1055 esas, 2005/100 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 22.6.2005 tarihli ve 2005/312 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, hükmün kesinleşmesinden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmüne yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alınarak, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24, 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca sanık hakkında mahkemesince idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 4.1.2007 gün ve 59 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 25.1.2007 gün ve K.Y.B.2007/4569. sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, suç tarihinden sonra, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…..”, yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 344.maddesindeki eylemin müeyyidesi tazyik hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddelerine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir. İtirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinin de başkaca çözümünün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … Ağır Ceza Mahkemesinin 22.6.2005 gün ve 2005/312 müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 1.3.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.