YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4604
KARAR NO : 2007/4365
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 266 parsel sayılı 6005.56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz önce kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tespit edilmiş, bilahare kadastro komisyonunca mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, yasal süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın hukuki menfaat yokluğundan reddine ve taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 106 ada 266 sayılı parselin davacı adına tespit edildiğinden bahisle hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de bu kabul dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Temyiz dilekçesine ekli onaylı tutanak sureti içerisinde yer alan (dosyada mevcut tutanak aslı içerisinde bulunmayan) 23.03.2006 tarih ve 32 sayılı Kadastro Komisyon kararı ile dava konusu 106 ada 266 sayılı parselin aynı adada yer alan bazı parsellerle birlikte mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği ve 28.04.2006 – 30.05.2006 tarihleri arasında bu kararın askı ilanına çıkarıldığı, davacının da 15.05.2006 tarihinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açtığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ilişkin tespite karşı davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle; mahkemece öncelikle tespite kaim olan komisyon tutanağının aslı getirtilmeli, taşınmazın etrafında bulunan ve mera olarak sınırlandırılan taşınmazlar da dikkate alınarak aynı şekilde davalı olan parsellere ilişkin dava dosyaları birleştirilmeli, bu parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellere ilişkin tutanaklar ile dayanakları kayıtlar celp edilmeli, ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde toprak komisyonunca dağıtım yapılmış ise buna ilişkin belirtmelik tutanakları ve haritaları ile yine mevcut ise mera tahsis kararları, ekleri ve haritaları getirtilmelidir. Tüm belgeler toplandıktan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalı, toprak komisyonu belirtmelik tutanakları, mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri çevre parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanağa aykırı düşmesi nedeniyle tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat mühendisleri arasından seçilecek uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazın toprak yapısı incelettirilerek gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir harita ve rapor düzenlettirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.