YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4735
KARAR NO : 2007/4314
KARAR TARİHİ : 08.11.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 164 ada 2 parsel sayılı 9757,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde dava konusu olmayan 164 ada 1 nolu parsel ile dava konusu 2 nolu parselin bir bütün olarak tarafınca kullanıldığı ve iki parsel arasında taş duvar olduğu iddiasına dayanarak 164 ada 2 nolu parselin adına tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tesbit gibi davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın davacı adına tesbit edilen 164 ada 2 nolu parsel olduğu, bu durumda davanın konusu kalmadığı ve husumet ehliyetinin gerçekleşmediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava ortak sınır ihtilafı olup, dava dilekçesinin içeriğinden dava konusu taşınmazın 164 ada 1 nolu parsel olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya ait 164 ada 2 nolu parselin batısındaki 164 ada 1 nolu parsel Köy Tüzel Kişiliği adına tesbit edilmiş ve davacı husumeti doğru yöneltmiştir. O halde doğru sonuca ulaşabilmek için davacıya dava dilekçesi açıklattırılmalı, 164 ada 1 nolu parselin Kadastro Mahkemesinin 2007/321 esas sayılı dosyada Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği arasında davalı olduğu belirtildiğinden Kadastro Mahkemesinde aynı parsel hakkında açılan davaların birlikte görülmesinin zorunlu bulunduğu gözönüne alınarak davalar birleştirilmeli, davacının gösterdiği deliller de toplanarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 8.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.