YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4747
KARAR NO : 2008/486
KARAR TARİHİ : 12.02.2008
MAHKEMESİ : BAHÇE İCRA MAHKEMESİ
Yargıtay C.Başsavcılığı, 16.10.2007 tarih ve 2007/143277 sayılı yazılarıyla, Dairemizce Bahçe İcra Mahkemesinin 30.03.2006 gün ve 2005/3-2 sayılı kararının, 2004 sayılı İİK’nun 337.maddesi yerine aynı Kanun’un 340.maddesi ile bu maddedeki fiilin cezası yazılmak ve dosya ile ilgisi bulunmadığı anlaşılan 28.09.2004 tarih ve 2004/28-25 sayılı ilam ile verilen 1 ay hafif hapis cezası kazanılmış hak olarak nazara alınarak, maddi yanılgı sonucu kararın bozulmasına karar verildiği, bu nedenle maddi yanılgının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargıtay C.Başsavcılığının talebi yerinde görülmekle, Dairemizin 2007/3443 esas ve 2007/3495 karar sayılı ilamındaki maddi yanılgının aşağıdaki şekilde düzeltilmesine karar verildi;
Mal beyanında bulunmamak suçundan borçlu …’ın 5358 sayılı Kanun’la değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair, Bahçe İcra Mahkemesinin 30.03.2006 tarihli ve 2005/3-2 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, hükmün verilmesinden önce, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanunla değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.06.2007 gün ve 31827 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 19.07.2007 gün ve K.Y.B.2007/143277 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ;
Dosya kapsamına göre, borçluya isnat edilen mal beyanında bulunmamak eylemi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi ile 10 günden 1 aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip, aynı gün mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair, 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 337.maddesindeki eylemin müeyyidesi olarak 10 gün disiplin hapsi öngörülmüştür. Suç tarihi olan 28.03.2005 tarihinden sonra 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile Değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…….” hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi gözönünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi borçlunun lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddesine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görülmekle Bahçe İcra Mahkemesinin 30.03.2006 gün ve 2005/3-2 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’ın 5349 sayılı Yasa ile Değişik 5252 sayılı Yasa’nın 7., 5237 sayılı TCK’nun 52/2.maddeleri dikkate alınarak 10 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Borçluya verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 200.00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 12.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.