Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/4985 E. 2007/4975 K. 07.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4985
KARAR NO : 2007/4975
KARAR TARİHİ : 07.12.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVACILAR : …, …
DAVALILAR : …,… VE MÜŞTEREKLERİ
MÜDAHİLLER … ,…

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15/2. maddesi gereğince tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların belirli payının dahi zilyetlikle kazanılmasının olanaklı bulunduğu, nizalı parsellere ait dayanak tapu kaydı ve geldi kayıtlarında vakıf malların … Mezrasında olduğu ve cinsinin Evkafa Mülhak … Ağa Vakfından icareteynli vakıf malı olduğu yazılı ise de aynı Vakfa ait bulunan “Vakıf Temessük Senedi” ve “Senedi Hakeni” başlıklı belgelerde taşınmazın orman, koru ve mera niteliğinde bulunduğu, taşınmazın niteliğini gösteren bu bilgilere öncelikle değer verilmesi gerektiği, bu belgelerde geçen böyle bir yerin sahih vakıf olarak vakfedilmesi mümkün olmadığı, bu sebeple somut olayda 4755 sayılı kanunla değişik 2762 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmadığından zilyetlikle iktisap süresinin taviz bedelinin ödendiği 13.12.1955 tarihinde değil, davacı tarafın pay tapusunun oluştuğu 1944 yılında başladığının kabulü gerektiği, kayıt maliki … ile mirasçısı bulunan … ‘nin ölümünden tapu kaydının intikal tarihi olan 1971 yılına kadar 20 yıldan çok fazla süre geçtiği, davacıların malik sıfatıyla zilyetliğinin 1944 yılında başladığı nazara alındığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde öngörülen iktisap şartları davacılar yararına oluştuğu ve davalılara ait pay tapusu hukuki geçerliliğini yitirdiği, hukuki geçerliliğini yitiren tapunun tedavül görmesinin o tapuyu geçerli hale getirmeyeceği belirtilerek temyize konu parseller yönünden davanın kabulüne, taşınmazların tüm payının davacı taraf adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 568, 574, 607, 609, 632, 634, 662, 1117, 1118 ve 1120 sayılı parsellerde davacı tarafın davasının kabulüne,bu parsellerin davacı … adına tapuya tesciline, çekişmeli 307, 867, 917, 1262, 1290 ve 1414 sayılı parsellerde davacı …’ın kardeşi müdahil … ’ın da 1/2 oranında miras payı bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, söz konusu parsellerin de 1/2 hissesinin … Balkan, 1/2 hissesinin de … adına tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, davacılar …, … vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar vekili tarafından ibraz edilen 4.12.2007 havale tarihli dilekçe ile 16.Hukuk Dairesinin kendilerine karşı önyargılı olduğu, temyiz incelemesinin 16.Hukuk Dairesince yapılması halinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesi ve buna paralel olarak Anayasamızın 36 maddesinde düzenlenen adil yargılama haklarının ihlal edileceği, bu sebeple dosyanın temyiz incelemesinin kadastro davalarına bakmakla görevli bir başka dairece yapılması talep edilmiş ise de davalılar vekilinin bu talebi toplu

./..

2007/4985-4975 Sh:2

red istemi niteliğinde olup 2797 sayılı Yargıtay Kanunun 39.maddesi hükmü gereğince Dairenin toplanmasını engellediğinden davalılar vekilinin talebinin oy birliği ile reddine karar verildi,işin esasının incelenmesine geçildi,
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 07.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.