YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5010
KARAR NO : 2008/5607
KARAR TARİHİ : 23.09.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Davalı tarafın 1930 yılından bu yana zilyet olduğu, Davacıların dayandığı Nisan 1289 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği ancak davalı dayanağı Aralık 1943 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydında 2/8 pay sahibi … …’ün davacıların miras bırakanı … …’nın mirasçısı olduğundan, davacı dayanağı tapu kaydının 2/8 pay oranında hukuki değerini koruduğunun kabulünün gerektiği, davacı tarafın dayandığı Nisan 1289 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydının mahalline uygulanıp kapsamının belirlenmesi, tapu kaydının genişletilmeye elverişli nitelikte olduğu sonucuna varıldığı takdirde miktarına değer verilerek 2/8 payının tüm … … Mirasçıları adlarına, geriye kalan 6/8 payının ise … … adına tesciline karar verilmesi, davalı dayanağı tapu kaydının ise daha geniş bir alanı kapsadığından yöntemince uygulanıp kapsamının belirlenmesi, tapu kaydının genişletilmeye elverişli nitelikte olduğu sonucuna varıldığı takdirde miktar fazlası yönünden zilyetlikle iktisap şartlarının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemenin 30.1.1995 tarih 1977/79- 1995/7 sayılı ilamıyla davacı tarafın davasının kısmen kabulüne, fen bilirkişinin 18.3.1985 tarihli rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümünün 8640 payının davalı … …, geriye kalan 2880 payının davacı … … mirasçıları adlarına tesciline, (C) harfi ile gösterilen bölümünün ise müdahil Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı … ve müşterekleri vekili, davalı … … mirasçısı … vekili, müdahil Hazine vekili ve davalı … … tarafından temyiz edilmiş; hükmün, Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 23.10.1995 tarih, 1995/5856-6598 tarihli bozma ilamıyla ve “Mahkemenin kısa kararının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/6 ve 389. maddelerinde öngörülen şartları taşımadığı” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 58 parsel sayılı taşınmazın tamamı 625200 pay kabul edilerek 156300 payının … Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.12.1993 tarih 1993/677-687 sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacı … … Mirasçıları adlarına;(… … mirasçısı …, satış vaadi sözleşmesi ile payının Müdahil … …’a devrettiğinden. … payının … adına tesciline), 60.000 payının davalı … … adına, 102.350’şer payının … ve … adlarına, 45200 payının … adına, 79500’er payının… … ve … … adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm, müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz incelemesi sonunda Dairemizin 29.3.2007 tarih, 2007/1164-994 sayılı ilamıyla onanmıştır. Davalı … … mirasçısı … … vekili, mahkeme kararının kendisine tebliğ edilmediği gerekçesiyle temyiz talebinde bulunmuş, mahkemece temyiz talebinin reddine karar verilmiş, temyiz talebinin reddine ilişkin karar, Davalı … … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davalı … … mirasçısı … vekilinin temyiz talebi hakkında süresi içerisinde hükmü temyiz etmediğinden bahisle “temyiz etmemiş sayılmasına” karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.Yargılama sırasında, davalı … … mirasçısı …’ün Avukat … … tarafından temsil edildiği halde, mahkeme kararının asile bir başka anlatımla davalı … … mirasçısı …’e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Vekil ile takip edilen davalarda tebligatların vekile yapılması gerekmektedir. Bu nedenlerle Davalı … vekilinin anılan ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkemenin Davalı … … mirasçısı … vekilinin hükmü “temyiz etmemiş sayılmasına” dair ek kararının kaldırılmasına ve temyiz isteminin esastan incelenmesine,
2) Davalı … vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Davacılar Nisan 1289 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydına, davalılar ise Şubat 1930 tarih 5 sıra numaralı tapu kaydı ile tedavüllerine ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmışlardır. Dosya içindeki davacılar dayanağı tapu kaydının maliki … …’ya ait hasımsız veraset ilamları birbirini nakseder niteliktedir. Diğer bir anlatımla, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.1.1957 tarih, 1956/159-1957/28 sayılı veraset ilamında, Davalı … …’ün … … mirasçısı olarak gösterilmesine rağmen, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.12.1993 tarih, 1993/677-687 sayılı veraset ilamında ise Davalı … … … … mirasçısı olarak gösterilmemiştir. Davalı … … mirasçısı … vekilinin Davalı … …’ün, davacılar dayanağı tapu kaydının maliki … …’nın mirasçısı olduğu iddiasıyla açılan hasımlı veraset ilamının iptali davasının derdest olduğu ve verasetin iptali davasının sonucunun beklenilmesi yönündeki talebi mahkemece nazara alınmamıştır. Öncelikle, Davalı … … mirasçısı … vekilinin, davalı … …’ün davacılar dayanağı tapu kayıt maliki … …’nın mirasçısı olduğu iddiasıyla açtığı hasımlı veraset ilamının iptali davasının akibeti araştırılmalı, verasetin iptali davasının derdest olduğu anlaşılırsa, mahkemece sonucunun beklenilmesi yoluna gidilmelidir. Anılan hasımlı verasetin iptali davasının sonucunda davalı … …’ün … … mirasçısı olduğunun belirlenmesi durumunda ise, yapılan keşif ve uygulama ile mahkemenin kabulünden; taraf tapularının çekişmeli parseli kapsadığı, davalı tarafın çekişmeli taşınmaza davalı dayanağı tapu kaydının ihdas tarihinden itibaren zilyet olduğu ve … … mirasçısı olmayan davalı … …’ın kullandığı 3/4 pay yönünden davacı dayanağı tapu kaydının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesi gereğince hukuki geçerliliğini yitirdiği ancak 1/4 pay yönünden ise davalı … …’ün davacıların miras bırakanı … …’nın mirasçısı olması nedeniyle hukuki değerini koruduğu hususlarının kabulü ile, taraflara ait tapu kayıtları çakıştığından doğru temele dayanan önceki tarihli davacı tapu kaydına değer verilmeli, davacı dayanağı tapu kaydının gayri sabit hudutlu olup miktarı ile geçerli bulunduğu nazara alınmalı, çekişmeli taşınmazın, doğusundan itibaren davacı dayanağı tapu kayıt miktarı kadar yerin ayrılarak, bu bölümün 1/4 payının davacılar … … mirasçıları adlarına payları oranında, 3/4 payının ise davalı … … adına, çekişmeli taşınmazın davacı dayanağı tapu kaydının miktarı dışında kalan bakiye bölümünün ise tespit gibi 3/4 payının davalı … …, 1/4 payının ise davalı … … mirasçıları adlarına payları oranında adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Anılan hasımlı verasetin iptali davasının sonucunda davalı … …’ün … … mirasçısı olmadığının belirlenmesi durumunda ise, davacı dayanağı tapu kaydının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesi gereğince hukuki geçerliliğini yitirdiğinin kabulü ile çekişmeli taşınmazın tamamının tespit gibi 3/4 payının davalı … …, 1/4 payının ise davalı … … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.