YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5026
KARAR NO : 2008/7612
KARAR TARİHİ : 27.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davaya katılan … , bir kısım taşınmazlara ait tapu kayıtlarının bulunduğunu öne sürdüğüne göre Mayıs 1302 tarih 14 ila 26 ve 59 numaralı kayıtlar ile T.sani 1315 tarih 109 nolu kayıtların hangi taşınmazlara ait olduğu katılan tarafa açıklattırıldıktan sonra komşu parsel tutanak ve dayanakları merciinden getirtilerek yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler ile teknik bilirkişi aracılığı ile yöntemine uygun biçimde yerine uygulanması, taşınmazın ilk kez kimden kaldığı, paylaşma olup olmadığının maddi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve taraf tanıklarına ayrıntıları ile açıklattırılması, paylaşıma dayanan tarafın Medeni Yasa’nın 6.maddesi uyarınca paylaşımın varlığını, tarihini, paylaşıma bütün mirasçıların ya da yetkili temsilcilerinin katıldıklarının, paylaşımda mirasçılara verilen paylar ve bunların akibetlerini kadastro tespit gününe kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlü olduğundan 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 15.maddesine göre harici paylaşımın tanık dahil her türlü delillerle kanıtlanabileceği nazara alınarak paylaşıma dayanan taraftan bu konuyla ilgili delillerinin sorulması, paylaşım yapılmışsa paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazlardaki payına karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa hangi taşınmazları aldığı ve kimin adına tesbit edildiğinin araştırılması, gerekiyorsa ilgili tutanaklarının getirtilip incelenmesi, uzun süreli kullanımın harici paylaşımın karinesi olduğunun düşünülmesi, katılan … ‘in çekişmeli 483 parselin kuzey kısmında muhdesat tesis ettiğini belirtmiş olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 19/2. maddesi uyarınca gerekiyorsa bu konuda da araştırma yapılması, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit bilirkişilerinin beyanları arasında aykırılık doğduğu takdirde tespit bilirkişileri de taşınmazların başında tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılması, tutanakların malikhanesi açık bırakılması nedeni ile Kadastro Yasası’nın 30.maddesi hükmü gereğince mahkemece lüzum görülen diğer delillerin toplanması, ondan sonra delillerin tümü birlikte değerlendirilerek çekişmeli parsellerin gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi, kabule göre de; eşi … adına 13.01.1985 tarihli katılma dilekçesi veren … duruşmaya çağrılarak 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 31.maddesi uyarınca …’nin eşi olduğu saptandıktan sonra varsa vekaletnamesinin istenmesi, böylece taraf teşkili yapıldıktan sonra katılma
talebi ile ilgili iddia ve delilleri sorulup onun yönünden de olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 282, 483 ve 501 sayılı parsellerin yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan …’ın mirasçılarına her üç taşınmazın birer hisse itibariyle …, …, …, … ve … adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahil … ile …’in davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin yukarıda özetlenen 23.05.1995 tarih 3260/3310 sayılı bozma kararından sonra mahkemenin 1995/36 esas numaralı dosyasında süren yargılama sırasında, aynı mahkemenin 1980/14-15-16-17-18 ve 19, 1995/7-11-14 ve 44 esas numaralarında yargılamaları süren davaların 1995/36 esas numaralı dava dosyası ile birleştirilmelerine karar verildiği anlaşılmaktadır. Birleştirme kararından sonra mahkemenin 1995/36 esas numaralı dava dosyasında süren yargılama sırasında birleştirilmelerine karar verilen dava dosyalarının bu dava dosyasından ayrıldığına ilişkin dosya içinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi birleştirilen işbu dava dosyaları 1995/36 esas numaralı birleşen dosyanın ekinde bulunmaktadır. Birleşen dava dosyalarında çekişmeli tüm taşınmazlarla ilgili tespitler Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık (davalı) bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Hakim, önüne gelen davaya konu tüm uyuşmazlıklar hakkında usul ve yasaya uygun araştırma, inceleme ve uygulamalar yaparak hüküm vermekle yükümlüdür. Mahkemece birleşen tüm dava dosyalarında dava konusu olan tüm taşınmazlar hakkında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30.maddesindeki düzenlemeler de gözetilip araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak hüküm verilmesi yerine, sadece ana dosyada davaya konu olan 282, 483 ve 501 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile bu aşamada sair yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 27.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.