Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/5047 E. 2007/4647 K. 23.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5047
KARAR NO : 2007/4647
KARAR TARİHİ : 23.11.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 163 ada 26 parsel sayılı 1107,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli parselin bir kısmı hakkında, kendi taşınmazına geçmek için yol olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parsel aynı zamanda Kadastro Mahkemesinin 2006/309 esas sayılı dosyasında davalı olduğundan hakkında tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 163 ada 26 sayılı parsel içerisinden davacı tarafa ait 27 sayılı parsele davacının ulaşabilmesi için belli bir kesimin yol olarak kullanılması konusunda kadim nitelikte bir hakkın bulunmadığı, davacının davalı tarafa ait taşınmaz içerisinden akraba olmaları sebebiyle gelip geçtiği, davacının genel mahkemede geçit hakkı için dava açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak aynı parselin Kadastro Mahkemesinin 2006/309 esas sayılı dosyasında da davalı olduğu anlaşılmaktadır. Aynı parsel hakkında açılan davaların infazda karışıklığa sebebiyet verilmemesi ve yargılama ekonomisi açısından birlikte görülmesi zorunludur. Ayrıca davacıya keşif masraflarını yatırması için çıkartılan meşruhatlı davetiyede tanıkları için ücret yatırması hususunun belirtilmediği, bunun neticesinde davacının savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre dava öncelikle Ermenek Kadastro Mahkemesinin 2006/309 esas sayılı dosyası ile birleştirilmeli, bundan sonra yapılacak yargılama sırasında bu dosyanın davacısının iddiaları yönünden mahallinde önceki keşifte hazır bulunan yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri ile davacı ve davalı tarafın göstereceği tanıklar marifetiyle yeniden yapılacak keşifte davacı ve davalının iddia ve savunmalarında ileri sürdükleri tüm hususlar açıklığa kavuşturulmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacının temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.