YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5065
KARAR NO : 2007/4694
KARAR TARİHİ : 26.11.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 65 ve 113 ada 6 parsel sayılı 787.61 ve 5.449.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle verasette iştirakli olarak davacı ve davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde taşınmazların taksimle kendisine isabet ettiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 112 ada 65 ve 113 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kök muris …’den kaldığı, tüm mirasçıların iştiraki ile yapılan taksim sonucu davacıya kaldığı kabul edilerek taşınmazların davacı adına tesciline dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bu kabul eksik incelemeye dayalıdır. Davalıların bir kısmı taksimin yapıldığını, ancak taksime uyulmadığını, bir kısmı da taksim yapılmadığını beyan etmişlerdir. Dinlenen yerel bilirkişiler taksimin yapıldığını, taşınmazların davacıya düştüğünü bildirmekle beraber taksimde diğer mirasçılara nelerin verildiği hususunda beyanda bulunmamışlar, yerel bilirkişilerden Mustafa Torun taşınmazları kendisinin paylaştırdığını, taşınmazların davacıya kaldığını, diğer mirasçıların başka yerlerden paylarını aldıklarını, bilahare bu paylaşımdan sonra tekrar niza doğduğunu, yeniden taksim yaptıklarını ve çekişmeli parsellerin davacıya düştüğünü duyduğunu beyan etmiştir. Duruşmada dinlenilen tanıkların beyanları da taksimin ne şekilde yapıldığını açıklamaktan uzaktır. Böylesine yetersiz inceleme, araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması isabetsiz bulunduğu gibi, mahkemece hükmün esasını teşkil eden kısa kararda sadece davanın kabulüne karar verilmekle yetinilmesi, gerekçeli kararda tescile dair ayrıntılı hüküm kurulmuş olması da isabetsiz bulunmaktadır. Yine tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi gerekeceği de gözardı edilmiştir. Bu nedenlerle taşınmazların bulunduğu yerde yeniden keşif yapılarak miras bırakan …’in mirasının taksim edilip edilmediği, taksime tüm mirasçıların katılıp katılmadığı, mirasçılara hangi taşınmazların isabet ettiği, çekişmeli taşınmazların kimler tarafından ne şekilde kullanıldıkları yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, her bir mirasçıya düştüğü bildirilen taşınmazlara ilişkin tutanak suretleri ve tapu kayıtları getirtilip bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli, bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösteren ayrıntılı rapor ve kroki tanzim ettirilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.