YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5096
KARAR NO : 2007/5115
KARAR TARİHİ : 11.12.2007
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Yedieminlik görevini suistimal suçundan sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları esnasında, söz konusu fiilin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinde icra mahkemesinin yargılama alanında suç olarak düzenlenmiş iken, bu hükmün 31/5/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılıp, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesinde suç olarak düzenlendiğinden bahisle 1402 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 359. maddesi uyarınca usulü muamelelerin durdurulmasına, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair, … İcra Ceza Mahkemesinin 22/2/2005 tarihli ve 2004/1797 esas, 2005/222 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii … Ağır Ceza Mahkemesinin 31/7/2006 tarihli ve 2006/105 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Teslim aldığı hacizli malları isteğe rağmen icra dairesine vermeme şeklinde ve 1.6.2005 tarihinden önce gerçekleşen eylemin, (ilk) hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren ancak 31.5.2005 tarih ve 5358 sayılı Kanun ile yürürlükten kalkan 4949 sayılı Kanun’un 93. maddesiyle İcra ve İflas Kanunu’na eklenen 336/a maddesine uyduğu ancak eylemin 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile kabahate dönüştürülmesi karşısında anılan madde yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca hesaplanacak olan 200 Yeni Türk lirası idari para cezası miktarı itibariyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/2-d maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup yasada zamanaşımı durduran ve kesen sebepler öngörülmediğinden fiilin oluştuğu tarihe göre zamanaşımı dolmuş olmakla itirazın kabulüyle idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20.12.2006 gün ve 60656 sayılı Kanun Yararına Bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 31.1.2007 gün ve K.Y.B.2007/323407 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar hakkında 17.12.2003 havale tarihli dilekçe ile yedieminlik görevini suistimal suçundan dolayı şikayette bulunulduktan sonra 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşen eylemin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun ile yürürlükten kalkan 4949 sayılı Kanun’un 93.maddesiyle İcra ve İflas Kanunu’na eklenen 336/a maddesine
uyduğu, İİK’nun 336/a maddesinde de eylemin yaptırımının iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezası öngörüldüğü, öte yandan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Yasa’nın 3.maddesiyle değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7/1.maddesinde “Kanunlarda, hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür.” hükmü ile getirilen düzenleme ile kabahat olarak kabul edilmesi karşısında anılan madde yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52.maddesi uyarınca hesaplanacak olan 1.200.00 YTL. idari para cezası, miktarı itibariyle karar tarihinde yürürlükte olan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/2-d maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup yasada zamanaşımı durduran ve kesen sebepler öngörülmediğinden, fiilin işlendiği tarihe göre zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, … Ağır Ceza Mahkemesinin 31.07.2006 gün ve 2006/105 müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanıklar … ve … haklarında açılan davanın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/2-d maddesi gözönüne alınarak idari para cezası verilmesine yer olmadığına, haklarındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.