YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5108
KARAR NO : 2007/4967
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davalının dayandığı senedin sahte olduğunun ve taraflar arasındaki muamelenin para faizsiz tarla icarsız kuralına dayandığının kabulünün mümkün olmadığı, doğru sonuca ulaşılabilmesi için; davacının senedin yapıldığı 13.9.1967 tarihinde veya bu günlere yakın tarihlerdeki imza örnekleri tedarik edilip senetdeki imzanın davacıya ait olup olmadığının saptanmaya çalışılması, imzanın davacıya ait olmadığı belirlense dahi, satış işleminin her türlü delil ile ispat edilebileceği nazara alınarak taraflardan yeniden delil istenip bunların değerlendirilmesi yoluna gidilmesi ve zilyet tanıklarının duruşmada dinlenilmesinin de isabetsiz olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin davacı … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar çekişmeli parselin davacı …’in sahte olduğunu ileri sürdüğü ve satıcı olarak imzası bulunan 13.9.1967 tarihli satış senedindeki imzanın Adli Tıp Kurumunun davacı …’in eli mahsulü olmadığına ilişkin raporu ve taraflar arasındaki işlemin para faizsiz, tarla icarsız kuralına dayanması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkeme delillerin takdirinde hataya düşmüştür. Hükmüne uyulan son bozma ilamında; taraflar arasında olay tarihinde bir belge düzenlendiği ve bundan sonra taşınmazın davacı tarafça kullanılmaya başlandığı, davacının taşınmazı yeniden ele geçiriş şekli ve para faizsiz tarla icarsız ise davalıdan alınan paranın ne sebeple ödenmediği konusundaki beyanlarının çelişkili, hayatın olağan akışına da uygun düşmediği bu deliller karşısında davacının dayandığı senedin sahte olduğu ve aradaki muamelenin para faizsiz tarla icarsız kuralına dayandığının kabulünün mümkün olmadığı, yapılacak araştırma sonucu imzanın davacıya ait olmadığı belirlense dahi satış işleminin her türlü delille ispatlanabileceği hususlarına işaret edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının taşınmazı haricen satın aldığı ve 1970 ila 1984 tarihleri arasında bu nedenle kesintisiz ve nizasız olarak zilyet olduğu davacı tarafın iddiasının ise kanıtlanamadığı anlaşılmakla davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiğinin kabulü ile davacının davasının reddine ve taşınmazın davalı … mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.