YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5125
KARAR NO : 2008/416
KARAR TARİHİ : 05.02.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Hazine vekili Avukat … ile … vs. vekili Avukat … geldiler. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Orman tahdidine ve 1744 sayılı Yasa’ya göre yapılan 2/B çalışmalarına ilişkin tutanak ve haritalar getirtilerek yöntemine uygun şekilde uygulanması, mahallinde yeniden keşif yapılarak davacı ve katılanların dayandıkları Haziran 1288 tarih 112, K.evvel 1296 tarih 143, K.evvel 1307 tarih 988 ve 989 sıra numaralı tapu kayıtlarının hudutları hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınarak kapsamlarının 3402 sayılı Yasa’nın 20/c maddesine göre belirlenmesi, uygulamada komşu parsel kayıtlarından yararlanılması ve teknik bilirkişilerden uygulamayı gösterir ayrıntılı rapor alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 511 sayılı parselin teknik bilirkişi raporunda “F” harfi ile gösterilen 5.585 metrekare miktarındaki bölümünün …, 512 sayılı parselin “E” harfi ile gösterilen 8.200 metrekare miktarındaki bölümünün …, 486 sayılı parselin “G” harfiyle gösterilen 6.433 metrekare miktarındaki bölümünün …, 511, 512 ve 486 sayılı parsellerin geriye kalan bölümleri ile 505, 509 ve 510 sayılı parsellerin ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili ile davacı ve müdahillerden … , …, … … , … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına göre Hazine vekili ile … ve arkadaşları vekilinin 486, 505, 510, 511 ve 512 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle anılan parseller yönünden hükmün ONANMASINA,
2) 509 parsel sayılı taşınmaz hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
davacılar … ve … … tapu kaydına dayanarak çekişmeli 509 sayılı parselin adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Davacıların dayandıkları K.evvel 1307 tarih 989 sıra numaralı tapu kaydı ve bu kaydın tedavülü suretiyle oluşan Eylül 1952 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydının cinsi “bir bap hane” olup yüzölçümü boş bulunmaktadır. Tapu kaydında hudutlar yazılı olduğuna göre söz konusu tapu kaydı uygulanabilir nitelikte bir belgedir. Hükmüne uyulan bozma ilamında da açıklandığı halde mahkemece tapu kaydının sınırlarında okunan “Duralı Hanesi” nin yeri kesin olarak belirlenmemiş, tapu kaydında sözü edilen “bir bap hanenin” neresi olduğu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan yeterli açıklama alınmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için nizalı 509 sayılı parselin doğusunda bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanak suretleri ve dayanakları dosya içine getirtilmeli, daha sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanıklardan tapu kaydında yazılı sınırlar hususunda ayrıntılı bilgi alınmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, özellikle “… Hanesi”nin neresi olduğu kesin olarak saptanmalı, tapu kaydında sözü edilen kök kayıtta adı geçen “Sarı … oğlu … … ve …’ya ait “bir bap hane” nin neresi olduğu kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye imkan verir tarzda ayrıntılı rapor ve kroki istenmeli, söz konusu hanenin çekişmeli parsel içinde kaldığı anlaşıldığı takdirde hanenin yeri tesbit edilerek bu taşınmaz bölümünün kayıt malikleri arasında taksime konu olup olmadığı, olmuşsa kimden kime nasıl geçtiği üzerinde durularak hane yerinin hak sahibi adına tesciline karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemez. Davacılar … ve … … vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile 509 sayılı parsele yönelik hükmün BOZULMASINA, 05.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.