YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5183
KARAR NO : 2007/4984
KARAR TARİHİ : 07.12.2007
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 1812, 1813, 1814 parsel sayılı 2680,69, 4016,65 ve 3849,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1812 parsel davacı …,1813 parsel davalılardan … ve 1814 parsel de … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli parsellerin öncesinde bir bütün halinde müşterek murisleri olan babaları …’a ait iken sağlığında yaptığı taksim neticesinde davalılar ile birlikte kendisine eşit olarak 3515 metrekare yer düştüğünü, ancak kadastro sırasında kendisine bu miktardan daha az yer tespit edilirken davalılar adına daha fazla yerin tespit gördüğünü iddia ederek çekişmeli taşınmazların 3515 metrekare olarak tespit malikleri adına tescil edilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların taraflara babalarından kaldığı, babalarının, 1999 yılında ölümünden önce, taraflar arasında taşınmazları taksim ettiği, babalarının sağlığında ve ölümünden sonrada bu taksime göre taşınmazları kullandıkları, birbirlerine karşı sınırlar konusunda kadastro tespit tarihine kadar herhangi bir itirazda bulunmadıkları kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacının dava dilekçesi ile birlikte delil olarak sunduğu ve fen memuru … tarafından çizildiği belirtilen paylaşım krokisinin taraflar arasında yapılmış bir paylaşımın sonucu olup olmadığı araştırılmamış, paylaşımın taraflarından olduğu anlaşılan davada taraf olmayan …, … ve …’ın tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmamıştır. Doğru sonuca ulaşabilmek için fen memuru … ve paylaşımın diğer tarafları tanık sıfatıyla dinlenilmeli, … tarafından çizilen krokinin yöntemince yapılan taksim sonucunda tüm tarafların uzlaşması sonucu çizilen bir kroki olup olmadığı araştırılmalı, eğer tarafların uzlaşması neticesinde çizildiği ve bağlayıcı olduğu anlaşılırsa zemine tatbik edilerek sonucuna göre bir karar verilmeli, böyle bir uzlaşmanın sonucu değilse taraflar arasında nasıl bir taksim yapıldığı hususu paylaşımın diğer taraflarının beyanlarından yararlanılarak araştırılmalı, davalıların keşif sırasındaki ve son celsedeki taksime ilişkin beyanları ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu şekilde araştırma yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz olup davacının temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 7.12.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.